Mutlu Yıllar

Herkese

tüm dileklerinin gerçek olacağı,

sevdikleriyle geçireceği

mutlu ve sağlıklı bir yıl diliyorum.

Dantel örtüden elbiseyi bitirdim, biraz kısa oldu sanırım belki tunik gibi kullanırım. Kırmızı ruj ve ojeyle süsleneceğim.

Detaylı fotoğraflar giyince...

Sevil Hanım'ın salaş Hırkası



Blogumun okurlarından Sevil hanım benim Salaş Hırka yazımdaki modelden kızına dikmiş, çok da güzel olmuş.

Kızınız mutlu günlerde giyer inşallah.

Bu arada sihirli eller' i de unutmamam lazım, onunki de burada...

Dantel örtü elbise oluyor...

Bir gün pazara çıktığımda, girişteki ikinci el eşyaları satanlarda görmüştüm bu dantel örtüyü. Danteller -ne şekilde olursa olsun- bana sadece kıyafet ve aksesuarı çağrıştırıyor, örtü olarak görmüyorum bir türlü. Bu fiskos örtüsü de bir gün büyüyüp elbise olur düşüncesiyle alındı. Satan kadın salon takımını da satmaya çalıştı ama bir elbiseye bunun yeteceğini düşünüp hiç bakmadım bile.

Bu ara örtü aklımdaydı ve sonunda başladım. Öncelikle krem rengi şifondan bir elbise hazırladım. Sadece göğüs pensleri olan ve çok da oturmayan bir elbise olmalıydı. Belki minik kolları da olabilir. Yakasına verev biye geçirdim, fermuar kullanmak istemediğim için arka orta dikişe de döndüm. Böylece ensede bir birit veya agrafla kapanabilecek.

Sonra başladım motifleri kesip elbiseye aplike etmeye. Önce tam ortadaki motifi çıkarıp elbisenin ön orta kısmına yerleştirdim. Sonra elbiseyi straplez silüetine sokacak düz motifi. Bundan sonrası baya iş. Açıklıkları motiflerle doldurma, doldurma, doldurma....

Eski kalıplar

Lacivert yünlü etek yazıma gelen yorumlarda etekten çok pembe bluzu soranlar olmuş. Eski blogumda yazmıştım, ama yazılar da uçunca buraya taşıyamamıştım.

Gittigidiyor' da dolaşırken birgün elindeki eski kalıpları satan birini bulmuştum. Tek ürün listelemiş ve bir sürü kalıbı satıyordu. Hemen al ile çok da ucuz olmayan bir fiyata almıştım bu kalıpları. Genelde 70 lerden kalıplar içeriyordu set, bazıları kullanılmış ama temizdi. Bu setten de en sevdiklerim iki tane gelinlik kalıbı. Birini bu pembe bluz için kullanmıştım. Bedenler biraz büyük olduğu için biçerken küçültmüştüm. Kullandığım kalıp Butterick4411 diye geçen ve 1973 yılında basılan bir kalıp.

Beş adet kol versiyonu bulunan robadan kesik elbise kalıbı aslında. Boyunu kısaltıp dik yakaya fiyonk ekleyince fiyonklu bluz olmuştu.

Kırmızı Kutu Yapımı

Açık Büfe Yemek Daveti adlı yazımda çatal-bıçak servisi için kullandığım oluklu mukavvadan yaptığım kutuları fotoğraflamıştım. O yazıma gelen yorumlarda bu kutunun yapımını anlatmam istenmişti. ( Özellikle 3 prenses ,  gecikmiş anlatım için kusura bakma )

Öncelikle cetvel ve maket bıçağı (veya makasla) işe başlıyoruz. Benimkinin boyutlarını şöyle verebilirim :

a : 10 cm

b : 24 cm

bu ölçülerdeki dikdörtgen ortada kalacak şekilde ikişer tane 2,5 cmlik pay dönüyoruz. Yani kullanacağımız dikdörtgen 20x34 cm. olacak. İlk resimde görüldüğü gibi çiziyoruz, sadece kısa kenara dik olarak payları kesiyoruz. (yeşil ile çizilmiş olanlar)

Diğer bütün çizili yerlerin üzerinden maket bıçağıyla kesmeden bir kere geçerseniz bu kenarlar daha rahat kıvrılır. Kutunun yapımını tamamen katlayarak yaptım ama isterseniz yapıştırıcı kullanabilirsiniz, daha dayanıklı olur.


1.  Öncelikle uzun kenarları bir kere içe katlıyoruz.

2. Katladığımız yerleri dik olarak tutuyoruz.

3. Kesik attığımız uçları içe doğru kıvırıyoruz.

4. Bu uçları birleştiriyoruz.

5. Kısa kenar payını üzerine katlıyoruz.

6. Kutumuz hazır.

Bu kutunun pay için bırakılan ölçülerini (yüksekliği) değiştirerek hediye kutusu da yapabilirsiniz.

Lacivert Yünlü Etek


Pazardan aldığım yünlü kumaşlara gözüm gibi bakıyorum. Kalıpları yüz kere düşünüp öyle kesiyorum. Bu lacivert kumaşa da elastikliğinden ötürü bu değişik eteği seçtim. (Burda dergisi 12.2007 sayısı) Teknik çizimden biraz anlaşılıyor aslında. Ön ortada her iki yanda verev olarak üçer tane pens var ve ortadan aşağıya sarkan bir parça var. bu parçayı belden dönen kemerin içinden geçirip sabitliyorsunuz öndeki düğüm o. (Ben düğüm atmadım sadece kemerden geçirip bıraktım, daha kibar oldu sanki.)


Üzerine giydiğim pembe jarse bluzu geçen sene dikişe yeni başlamışken annemin yardımıyla dikmiştim.

Çorap : Beyaz dantel çorap - Penti

Ayakkabı : -Peacocks

Bourjois Fırçalı Fondöten

Kışın mümkün değil pudra veya mineral fondöten kullanamıyorum. Tonla nemlendirici sürsem de birkaç saat sonra cildim pul pul oluyor. Her zaman fondöten de kullanmıyorum, sadece nemlendirici sürüp çıkınca yine kuruma oluyor.



Aslında fondötenim var, ta nişan alışverişinde aldığım MAC'in face and body foundation adlı fondöteni yarıdan fazla dolu. Ama o kadar su bazlı ki, kışın benim cildimi nemlendirmeye yetmiyor. Bu yüzden kışın kullanabileceğim fondöten arayışındaydım bayadır. Loreal denedim sürmesi zor geldi. Yves Saint Laurent'in fırçalı fondötenini duydum, araştırınca kimsenin fırçasından memnun olmadığını gördüm. (fiyatı da 80 ytl civarı) Sonra baktım ki Bourjois de aynı fırçalı fondötenden çıkarmış fiyatı da daha uygun. (Boyner'de Tukcell indirimiyle 39 liraya geliyor.)

Birkaç gündür kullanıyorum ve memnunum.

+ları :Kuruma yapmıyor, rahat sürülüyor, taşıması-rütuşlaması kolay, doğal görünüm veriyor.

- leri : Fırçası çok kötü değil ama Mac'in fondöten fırçası gibi de değil. Düzgün uygulasanız bile üzerinden sünger veya elle geçerek homojenleştirmeniz gerekiyor.

Benimki 32 numara, rosé clair diye geçiyor, açık pembe diye çevirmişler. Öyle çok pembe değil en açığın bir koyusu.

Online alışverişle almak isteyenler için derinmor da var : Burada...

İlk Mantom


Sonunda sarı mantomu bitirdim. Kumaşı yine Cuma pazarından aldığım sarı yünlü bir kumaş, içine ise ekoseli astar kullandım. Dikişi aslında çok da zor değildi ama Burda Pratik Dikiş dergisinde bile bence yeterli açıklama yazmıyor. Bazı yerlerini ezbere yaptım, tabi hatalar oldu. Bir daha bu şekilde manto diker miyim bilmiyorum, konfeksiyon dikişi gibi olması pek mümkün olmuyor.

Yine de rengini ve modeli çok beğendim. Kumaş da çok sıcak tutuyor, bu havalar için iyi oldu.

Kolları hafif kısa duruyor, buna da uzun deri eldiven lazım :))

Modeldeki süs düğmeleri uygulamadım, sadece çıt çıt kullandım.



asimetrik bluz


Geçen gün bir arkadaşım bana bu asimetrik bluzu göstermişti (kahverengi olan) Beraber inceledik, dikişi inanılmaz basitti ve üstte çok hoş duruyordu. Kendisinden bluzunu ödünç aldım ve hem kendime hem de ona birer tane kopyayı bir buçuk saatte diktim.

Kalıbını görmeniz için mülaj kağıdına çizdikten sonra fotoğrafını çektim. Asimetrik olduğu için bir tarafta (sağ) koltuk altı için oyuk varken diğer tarafta (sol) bu oyuk yok. Yakası sağa doğru düşük duruyor. Kalıptaki kolların bu kadar göründüğüne bakmayın modelde buraya kadar tek parça kesiliyor sonra her kola dikdörtgen parça ekleniyor.



Kalıbı kumaşın kat yerine koyup kestikleri için de ön ve arka tek parça halinde oluyor. Böylece sadece üç birleştirme dikişiyle ön ve arka parça birbirine dikiliyor. Bu işlemden sonra kol eklentilerini takmak ve etek ucunu, yakayı, kol ağızlarını bitirmek gerekiyor.

Kullanılacak kumaş mutlaka esnek ve dökümlü kumaş olmalı.

Beyaz Gömlek : mecburen fiyonk


Güpür detaylı beyaz bluzu yaparken yakada en soldaki resimde görülen problemle karşılaştım. Kalıpta hata olduğunu zannetmiyorum, ben dikerken yakayı sağ tarafta güzel oturturken solda kaçırmışım. Bu yüzden yaka ortada birleşmesi gerekirken yana doğru kaçtı.

Bu çirkin görüntüyü yakayı söküp tekrar dikerek düzeltebilirdim ama üşendim. Uzun bir şerit kumaş hazırladım ve yakaya sarıp fiyonk attım. Gözüme güzel gözüktü, yerine diktim.

Bu arada bu kalıbı www.sewingpatterns.com dan baya önce almıştım. Download patterns bölümündeki bütün kalıpları evinizden baskı alıp kullanabilirsiniz. En üstte sağda free patterns diye bölüm var, birkaç ücretsiz kalıp bulabilirsiniz. Diğerleri ise ortalama 4-5 $ fiyatla satılıyor.

Bu bluzun yakasız, kolsuz ve kısa kollu versiyonlarının olduğu kalıp burada.

"Rock" vari


Dün akşam pvc görünümlü taytı bitirdim. Sandığım kadar zor olmadı. Kalıbı eski bir Burda dergisinden çıkardım. (1994 yılı yanılmıyorsam) Ama bittikten sonra prova ettiğimde gördüm ki bazı yerlerde çok bolluklar oluşmuş. Kendi taytlarımdan birini baz alıp daraltmayı öyle yaptım. Gayet rahat oldu.

Eğer bu tarz sentetik ve elastik bir kumaş dikmek isterseniz mutlaka ama mutlaka esnek dikiş kullanın. Esnek dikiş makinenin bir ileri bir geri hareketiyle normal dikişten çok daha uzun sürede dikilir ama esnek kumaşlarda kumaşla beraber esneyerek giyim sırasında oluşabilecek sökülmeleri önler. Eğer düz dikişle dikerseniz ilk giyişinizde iplikler atar. (Nitekim üşendiğimden paçaları düz dikişle yaptım, iplikler attı. Söküp tekrar dikmem lazım.)

Bu parlak-rugan-pvc tayt kullanımını yabancı moda bloglarında sıkça görebilirsiniz. Açıkçası ben giymeden kendime pek yakıştıramamıştım. Sanki bacakları olduğundan kalın gösterir gibi gelmişti. Giyince tam tersi olduğu kanısına vardım. Normal pamuklu/koton kumaştan bir tayta nazaran bence daha ince bir silüet oluşturuyor. Sonuç : Çok sevdim :))

Altına giyilecek ayakkabı arayışları :

1. Sivri burun ankle bootie (bilekte bot)

2. Platform tabanlı calf-high çizme (baldır hizasında)

3. Platform ayakkabı

Aslında yuvarlak burun ankle bootie lazım, ağız kısmı biraz daha geniş olmalı.


Kırmızı tunik ve krem elbise Moda Sunce' den.

Kertenkele kolye benim yapımım.

süet kap/pelerin



Aslında bundan iki ay kadar önce başka bir kap modelini dikmeye başlamıştım ama bitmeye yakın çok kötü olduğu için bıraktım. Düzelecek gibi değildi.

Bu kalıbı ise Burda 2004 yılı ekim sayısından buldum. Aslında kürkten yapılmış ve kollar modeldeki gibi açık duruyordu, ben onları dikerken alttan biraz kapattım. Bir de önü agrafla kapanacağı için sıfıra sıfırdı. Ön orta parçaları biraz büyüttüm böylece ilik ve düğme için yer kazandım. Yakası hakim yaka olduğu için dikişi oldukça rahattı.

İçine mavi yünlü ekose kumaştan astar yaptım. Altın rengi ayaklı düğme kullandım. Bu düğmelerin hikayesi var aslında. Aynı düğmeyi başka bir tuhafiyede sormuştum adamın tanesine 3 ytl demesi sonucunda dükkandan çıkmıştım. İndire indire 2,80 e indirmiştim. Yahu benim kumaşım 1 ytl :))

Sonra başka bir tuhafiyede aynı düğmeyi 0,40 ytl ye buldum. Hemen aldım tabi. Tamam düğme hakikaten pahalı ama 7 katı kadar da kazıklamanın anlamı yok artık...



not1: Lütfen kombinimin kusuruna bakmayın, bir tshirt ve bir kottan ibaret. Bir haftadır hasta olduğum için hiç canım giyinmek istemedi.

not2: Bir de kahverengi uzun deri eldiven lazım buna, değil mi...

"yapasım/takasım/giyesim var"lar



1. İlk dikeceğim manto sarı olacak.

2. Bu vintage taklidi yapan çanta pazarda 5 lira :))

3. Ruh hali dalgalanması sonucu sapıtık kumaşlara eğilim 1 :Bu pvc kumaştan tayt dikmek ve aynı kumaştan uzun eldivenle kombinlemek istiyorum. Uzun eldiven kalıbı olan bana gönderebilir mi bir zahmet, taytın kalıbını ben çıkarırım.

4. Ruh hali dalgalanması sonucu sapıtık kumaşlara eğilim 2 :Bu 80ler taklidi yapan lame puanlı kumaş ise bir gün belki çanta olur kimbilir...

Belki sorun Sagopa Kajmer' dedir, insanı anarşist düşüncelere mi salıyor, nedir? "Sanat anarşisttir" der büyük sanat insanları. Benimki sanat değil ama ilham gerektiriyor.

almamam lazımdı seni ama...


Önce bir baktım, önünden geçtim gittim. Sonra dönüp tekrar baktım. Zaten indirimde de değildin. Almamam lazım dedim.

Olmadı yapamadım dayanamadım aldım. Kurdelelerinle büyüledin beni...

Seni görenler beğenirse koşup alsın diye adresini vereyim: Peacocks mağazaları.

Fiyatını da yazayım : 72 ytl.

Gri İç Elbise


Hani şu Japonların iç elbiselerinden bahsetmiştim ya işte ondan kendime diktim bir tane. Tek zor tarafı etek ucuna getirdiğim geniş fırfırlar oldu. Yoğun bir şekilde fırfır istediğim için baya uzun bir parçayı büzüp eklemem gerekti. ( Normalde genişliğin 1,5-2 katı düz fırfır için yeterlidir. Yoğun istenirse 2,5-3 katına kadar çıkarılabilir. )

Kalıp olarak eski bir yazlık elbisemi kullandım. Elastik kumaş kullandığım için fermuar kullanmadım.

iyi bayramlar ve krem rengi elbise

Herkese sevdikleriyle mutlu bayramlar diliyorum.

Ben bugün bunu ;

Yarın ise bunu siyah dantel çorap ve siyah ayakkabıyla giyeceğim : (bir günde bitirdim, kafamı boşaltayım derken baya hızlanmışım.)


Hani kriz bizi "teğet" geçmişti

Hani kriz bizi teğet geçmişti, hani bu sadece söylentiydi.

O zaman ben  niye bugün -tam da bayram üstü- patronumun yarım saat utanıp sıkılması sonucu öğrenmem vesilesiyle işten çıkarıldım?

Niye adam "nolur bize kırılmayın" diye rica etti on kez?

Demek ki kriz diye birşey var memleketimde.

Bir süredir hissettiğim şey doğru çıktı. Benim başladığım her proje ekonomik sebeplerle iptal edildi, uğraşılan işler birden yokoldu.

Gerçekten de kırılmadım patronuma hatta ne olduğunu anladığımda ilk hissettiğim şey rahatlamaydı. Adamın önümüzdeki ay benim maaşımı ödeyemeyecek kadar kötü durumda olduğunu bilmiyordum tabi. Küçük şirketler işte bir elemanının maaşıyla zor duruma düşebiliyor maalesef.

Offf... Hem üzüldüm, hem o hissettiğim gerginlik bittiği için rahatladım.

Ben dikişlerime sarayım şimdi, kafamı boşaltmaya çok ihtiyacım var....

sarı gri elbise bitti


Sarı-gri elbisem bitti...

Akşam eve gittiğimde elbise kurumuş ve lekeler çıkmıştı, çok mutlu oldum! Plili roba kenarına gri fırfır geçirdim.

Sarı düğme yerleştirdim.

Etek ucunu ekstraforla dönerek bitirdim. (İçi de çok temiz oluyor bu şekilde, fotoğrafta görünüyor.)

Bugün de sarı çorap ve gri çizmelerimle giydim.

sarı-gri elbise bitiyordu ki...


Sarı-gri elbisede baya yol aldım. Ön ve arka parçayı bitirip birleştirdim. Kolları taktım. Fermuarı yerleştirdim. Düğme yerlerini işaretledim, bir tek takması kaldı. (etek ucunu temiz bitirebilmek için gri ekstrafor aldım, döndürüp dikeceğim. Bitirince fotoğraflarım. )

Fermuarı taktıktan sonra iyice bir ütüleyim dedim. Ütü tam ısınmadan buhar vermeye çalışınca bütün arkasını beyaz-beyaz leke yaptı :(( Hemen leke çıkarıcı döküp attım makineye, inşallah kuruyunca çıkar. Çıkmazsa üzerine bir çare düşüneceğim artık.

Bir de plili roba kısmının kenarına fırfır gibi birşey geçsem mi acaba diye düşünmekteyim.

Layering

Bu ara Japan Style diye bir akım var. Ne zaman gitti gidiyor'u eşelesem bu Japon işi kıyafetlerden hem çok var, hem de herkes kapışıyor. Bence kalitesine göre fiyatları biraz pahalı. Kumaşlarının ve işçiliklerinin çok iyi olduğunu zannetmiyorum.

Ama, kocaman bir ama...

Modellerine diyecek hiçbir lafım yok. O şirin kızların 0 beden oluşlarından mıdır bilmiyorum ama herşey üzerlerinde çok güzel duruyor.



Bir de bu "layering" yani katmanlama olayı var ki -özellikle kışın- bütün dünyada moda demeyeyim de trend haline geldi. Bu Japon arkadaşlar da katmanlamayı çok başarılı uyguluyorlar bence. Benim örneklediğim genelde tunik altına giyilen fırfırlı etek veya elbiseden oluşan katmanlama. En basit tunik (kısa elbise de olabilir) altına giyilen bir fırfır veya dantel detayıyla çok hoş durabiliyor.

Sırf bu katmanlama için en sağda alttaki ip askılı etek ucu fırfırlı düz kombinezon tarzı elbiseler var.

Kendi aklıma bir beyaz bir de gri katmanlama elbisesi sokmuş oldum üzerinize afiyet...

Resimler kaynak1, kaynak2

sarı-gri elbise yapımı

Bu haftasonu bir elbiseye başladım. Bu sefer kalıbın bir kısmını kendim oluşturdum. Öncelikle yuvarlak yaka düz A kesimli bir elbise kalıbıyla başladım işe. Bunun için kırmızı ekoseli elbise de kullandığım kalıbı belden itibaren 2, etek ucundan ise 8 cm açtım ve bu noktaları birleştirdim. Böylece belden aşağı doğru bollaşan bir kalıbım oldu. Penslerini hiç kullanmadım, o kadar oturmasını istemiyorum çünkü.


Kalıbını hazırladığım kısım ise plili roba diye tanımlayabileceğim bölüm. (Tuxedo bib deniyor sanırım İngilizce). Bunun için aynı yaka açıklığını alıp omuz kısmının yaklaşık yarısına kadar gelen ve U şekline dönen bir kalıp çizdim. Pliler için ise çizdiğim üç parçanın arasına üç parça daha ekledim. Bunlar katlandığı zaman aynı genişlikte olacaklar.

Plili robaya düğme patı şeklinde fırfır koydum ve ön parçaya ekledim. Şimdilik yaptıklarım bunlar. Kollar için cowl sleeve (drapeli kol) kalıbımı kullanacağım. Kol ağızlarına sarı kumaş geçip birleşim yerine fırfır koymayı düşünüyorum. En son da -kesin emin olmamakla beraber- sarı şeritlerle oynayıp sade olan gövde bölümünü hareketlendirmek istiyorum.

Yani böyle : (mimarın stilist özentisi böyle olur :))


Aralık ve Ocak Ayı Burda dergisi


Aralık ayı Burda'sını artık piyasada bulabilirsiniz. Genellikle ay sonuna iki-üç gün kala çıkıyor. Aralık ayı Burda'sında yılbaşı için güzel abiyeler var. (Uzun olduğuna bakmayın bence hepsi kısa da kullanılabilecek modeller) Günlük kıyafetlerde ise pek birşey yok. Ben jarse bluzu ve truvakar kollu elbiseyi beğendim.

Hergün baktığım site olan www.burdafashion.com da bir sonraki ayın da modellerini gösteriyor. (Önce sadece fotoğraf olarak, ayın 15'i gibi de teknik çizim olarak) Ocak ayının Burda'sında fırfırlı ekoseli gömlek ve kruvaze yelek kalıbı olacakmış.

Burda modayı biraz geriden takip ediyor bence. Bu modellerin Eylül-Ekim aylarında çıkmış olması lazımdı. Mağazalarda aylarca gördükten sonra dikiş kalıplarına ulaşabiliyoruz ancak. Ama olsun, hiç yoktan iyidir, değil mi...

Olay temizleme mendili



Cildim çok kuru ve hassas olduğu için her ürünü kullanamıyorum. Makyaj temizleme için senelerdir Badem Sütü'nde vazgeçmem. Ama bir arkadaşımın önerisiyle başka bir ürün denedim ve çok memnun kaldım. Olay' in Daily Facial adlı temizleme mendili. Normal temizleme mendilleri gibi ıslak değil. Kuru halde peketten çıkarıyorsunuz, ıslatınca köpürüyor. Cildinizi bir güzel temizliyorsunuz, rimelinizi bile. Sonra durulamak için mendili köpüğü gidene kadar duruluyorsunuz ve tekrar yüzünüzü siliyorsunuz.

Sonuçta hem temizlemiş, hem yıkamış hem de toniklemiş oluyorsunuz. Bir tek nemlendiricinizi sürdünüz mü işiniz bitiyor.

fiyatı : 16 ytl

Olay'in nemlendiricisini de denemek istiyorum ama dediğim gibi cildim çok hassas, nemlendiriciler yanma bile yapabiliyor bende. (Neutrogena bile)

şifon ekose elbise ve hediye bot


Dün yine bir elbise bitirdim. Kendisi şifon ekoseli bir kumaş, içinde krem rengi astar kullandım. Kalıbı Burda Pratik Dikiş'ten tunik-elbise kalıbı. (Kalıba buradan ulaşabilirsiniz.) Kollar için manşetli olan versiyonu kullandım, boyunu da en uzunundan tuttum. (Kısasından yapsaydım kim bilir ne olurdu :)) )

Kalıp aslında oldukça basit, bir tek şifon kumaş dikiminin zorluğu vardı. Şifon kumaş dikerken :

1. İnce iğne kullanılmalı (90 lık olabilir)

2. İplik tansiyonu (gerilimi) az olmalı (1-2 gibi)

3. Dikiş genişliği çok tutulmalı. (4-5 gibi)

Elbiseyi diktikten sonra bana yine sade geldi. Kalan kumaşlardan dikdörtgen uzun bir parça kesip iki uzun kenarına sürfile yaptım. Sonra ortadan iki büzme dikişi atarak kumaşı fırfır haline getirdim.Şükufe'nin üzerinde gelişigüzel yerleştirerek ön tarafa biraz hareket katmaya çalıştım.

Aslında bu elbisenin altına turuncu çorap giymeyi planlıyordum ama çok renk cümbüşü olacağını düşünüp giymedim. Artık daha sade birşeyin altına giyerim. Çorap olarak kahverengi giydim, hırkamı da kahverengi seçtim.

(Fotolar maalesef net değil, ışık yetersiz olunca böyle çıkıyorlar. Kusura bakmayın.)

Botlar ise benim aldığım bir doğumgünü hediyesi. Kendime almadım, ben beğendim hediye oldu :)) (Eşimden değil, onun sürpriz olarak almasını daha çok seviyorum)

Bir de çorap konusunda sıkıntım var. Kahve tonu çok az, veya ben bulamıyorum. Ya böyle koyu kahve var, ya da ten rengi. Şöyle tarçın gibi bir renk olsa...

(not: İşe genelde böyle gitmiyorum demiştim ya, bu akşam tiyatro programımız var o yüzden sabahtan böyle giyinmem gerekti. Hırkayı çıkarınca tiyatroya uygun olacak diye düşünüyorum.)

doğumgünü elbisem:mor uçuş kollu elbise

Uçuş kollu mor elbisemi bitirip giyebildim cumartesi akşamı.

Jarse kumaş kullandığım için dikişi çok kolay değildi. Dikişten önce zaten plileri işaretlemek başlı başına dertti. Ben öyle teğelle uğraşacak kadar sabırlı bir insan olmadığım için normalde kumaşın üzerine işaretlemelerimi yapıp direk makineyle dikmeye başlarım. Ama jarse kumaşta terzi sabunu/kalemi gibi şeyler pek etkili olmaz. Kumaş çok esnediği için kalemle işaretlemeniz çok zordur. Bu yüzden bol teğelle işaret alma yöntemiyle plileri işaretledim. (Normalde bütün dikişlerde yapılması gereken budur ama ben dediğim gibi o kadar sabırlı değilim :))

Elbiseyi kolları takmadan kendi üzerimde deneyince çok sardığını gördüm ve öndeki üçer pliyi ortadakileri açmak suretiyle ikişer pliye indirdim.


Bunun dışında yine jarse kumaşın zorluğu temiz bitişlerdi. Kolları aslında patronda temiz zigzag dikişle bitirilmişti ama jarsede (overlok makinem olmadığı için) bu pek de sağlıklı olmuyor. Buna çözüm olarak da Abiye Mor Elbisem de kullandığım esnek saten astarı kolların içine döndüm. Böylece hem kolların biçimi daha çok ortaya çıkmış oldu hem de gayet temiz olarak bitirebildim.

Giyince yine (her zamanki gibi) gözüm kemer aradı. Peacocks' tan yazın aldığım ince bir kemeri biraz kesip kısaltarak belde kullanılabilir hale getirdim. Ayakkabılar kırmızı ekoseli elbisemin altına giydiğim ayakkabılar.

26 bitti...

Bugün itibariyle 26. yaşımı bitirip 27. yaşıma giriyorum. 30lar sendromuna az kaldı yani :))
Doğumgününde de işe gidilmez ki yahu...
(not : Akrep miyim Yay mıyım senelerdir tam öğrenemedim. Benim doğduğum sene sanırım akrepmiş 22 Kasım, ama net değil yani )

uçuş kollu mor elbise yapımı


Yarın için (kendisi özel bir gün olur da :)) ) kendime bir elbise dikmek istiyorum. En giymediğim renk olan moru seçtim. Hatırlarsanız ilk mor kıyafetim buydu. Kalıp olarak da Mart 2008 Burda'sındaki gelinlik modellerinden birini kullandım. Kısa olarak yapacağım ama kolları bu şekilde uçuş kol olacak.

Tabi yarın akşama kadar bitirebilirsem...

Sarı-Gri

Arada işe giydiğim kıyafetlerle ilgili sorular geliyor. İşe gayet gayri resmi gidiyorum ben :)) Sanırım mimarlık piyasasında da pek (büyük holding olmadığı sürece) öyle etek-ceket falan giyen yoktur. Yani o Binbir Gece'deki ortam yalan, ben söyleyeyim :))

Bugün sarı-gri kombinasyonu yaptım. Giyinirken de baştan aşağı aynı stilde giyinmeyi pek sevmiyorum. Bana kolaya kaçmak gibi geliyor. Salaş giyimle klasiği karıştırmak hoş oluyor mesela. Bir de gündüzleri işe giderken daha rahat giyinmeyi seviyorum, bütün gün bilgisayar başında olduğum için topuklular falan pek uygun olmuyor.


Bu kıyafetimde :

-Sarı 60lar model kısa elbise (eski evin ordaki semt pazarından :))

- Gri hırka (benim üretimim)

- Gri botlar (yeni, Kadıköy'de bir mağazadan yine. Bu sefer 89'a aldım. İsteyene adresi verebilirim.)

Bu da elbisenin tek olarak hali. Biliyorum güzelim elbisenin içine beyaz tshirt giyilir mi diyeceksiniz. Biraz üşüyorum, biraz da böyle daha çok beğeniyorum ne yapayım :))


EKLEME :

İsteyenler için gri çizmelerin adresini veriyorum :
Kadıköy Bahariye'de Yapı Kredinin sokağından giriyorsunuz (Serasker Cad.) 100-200 m sonra sağınızda kalıyor. Dükkanın adı Bag&Shoes.
Deri olanın kahve ve siyahı var. Süetleri ve püsküllü modeli de var.

Fularlı gömlek+kuyruklu yelek

Bu iki parçayı bitireli baya oldu ama daha yeni yayınlayabiliyorum.

Gömleği kol takmadan önceki halini koymuştum zaten. Kollarını taktım, manşetli olarak bitirdim ve sedef düğme taktım.

Kuyruklu yelek 88 yılına ait bir Burda dergisinden ve aslında ceket patronundan. Kumaşı siyah ipek kadife. Kolsuz olarak yaptım, kol oyuğunu biraz daha açtım içine siyah astar koydum.



(Şükufe'nin üzerinde baya buruşuk durmuş, aslında ütülemiştim ama ben giydikten sonra Şükufe'ye giydirdim o yüzden böyle oldu.)

Bu da benim üzerimde duruşu : (kemerle daha iyi oluyor sanki, illa belime birşey takacağım :))

Bir Film ve onun müzikleri

Issız Adam'ı pazartesi akşamı izledim. Yapılan kötü eleştirilerin hiçbirine katılmıyorum, beğenenlerin ise tamamen arkasındayım :)) Zaten Çağan Irmak'ı Asmalı Konak zamanından beri çok severim. (Kurt adam filmi dışında tabii ki)

Tartışılan sahneleri, adamın yaşama tarzını eleştirmeyeceğim. Sadece "bir aşk bu kadar iyi anlatılır" ve " bir filme bu kadar oturan müzikler seçilir" diyeceğim. Birkaç nokta var, izlemeyenler için de çok ipucu değil aslında : (sinemaya beraber gittiğim arkadaşlarımdan müsade istiyorum, onların tezleri)

1. Issız Ada 'm mı filmin ismi aslında? 

2. Esas kızın kızı adamdan mı acaba?

Son olarak da arayıp bulamayanlar için filmin muhteşem müziklerinden birkaçının ismi :

O süper Fransızca şarkı :
Nostaljik şarkılar :

Ayla Dikmen - Anlamazdın

Semiramis Pekkan - Bana Yalan Söylediler

Nil Burak - Yalnızım Ben

Sony Ericsson’un son destekçisi


Sanırım Sony Ericsson’ un son destekçisi benim. Cep telefonu bakarken gözüm yine Sony Ericsson’dan başkasını görmedi. Nokia’ da çalışan bir arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla pazar payı %1,5 muş. Zaten düşük olan pazar payını düşürmemek için Sony Ericsson aldım yine  )
Rahmetli olan telefonum K790i (kahverengi) idi. Bu sefer yine aynı telefonun bir-iki üst modelini aldım. Zaten benimkini de üretimden kaldırmışlar. Aldığım model K810i. (golden ivory rengi) Yine 3.2 mp kamerası (Carl Zeiss optik) falan var. Buna sanırım sadece 3G eklemişler. Görüntülü konuşmaya hazır yani. Başka da ek bir özellik göremedim. Dışını biraz daha estetik yapmışlar o kadar. Telefon fiyatlarının da bu kadar düşmesini çok seviyorum. K790i yi 570 küsüre almıştım iki sene önce, bunu 330 ytl ye aldım dün Darty’den.
( Bir de bu sefer Cep Kaskosu da yaptırdım. 20 ytl ye bir sene boyunca her türlü kırılma, suyla temas (!), çalınma gibi olaylarda 1000 € ya kadar sigortalı artık telefonum.)

Halen...


Halen restorasyon işi var elimizde. Bu da girdiğimiz metruk binalardan bir kare, sıkıntıdan biraz oynadım üzerinde…Bunun dışında :
- Beyaz gömleğim bitti…
- Ekoseli-fırfırlı gömleğim bitti…
- Siyah kadife kuyruklu bir yelekle uğraşmaktayım…
( Fotoğraf çekemiyorum maalesef. Cep telefonumu kullanıyordum fotoğraf çekerken ama cep telefonum sizlere ömür…
Şöyle ki, dün ölçü almaktan gelince pirelendiğimizi falan düşünmeye başladık. Çalıştığımız yerler çok izbe çünkü. Eve gittiğim gibi üstümde ne varsa makineye attım, kendimi de duşa. Neyse ki, birşey yokmuş psikolojik olarak kaşınmışım. Ama o hışımla makineye montumla beraber cebimdeki telefonumu da atmışım.Yarım saatlik makinenin sonuda sim kartım hala sağlam, bazı numaralarım kayıp, telefonum ise kullanılamaz halde.
Nasıl bu kadar dalgın olabilirim diye çok kızdım akşam kendime, çok sinirim bozuldu. Beden yorgun olunca kafa da çalışmıyor sanırım. )

Taklacı Güvercinler


 LAÇİN : KASIM 12, 2008
Bundan iki hafta önce üç kişilik bir oyuna gittik. Grubun adı Taklacı Güvercinler; Önder Açıkbaş, Fatih Gülnar ve Ceyhun Fersoy’dan oluşuyor. (Ceyhun bizim bir arkadaşımızın kardeşi, oradan haberimiz oldu.)
Oyun biraz sönük başlasa da, onuncu dakikadan itibaren gülmekten yanaklarımız ağrıdı. Sınırlı kostüm ve tabi ki sınırlı dekorasyonla ayrıntılar oldukça güzel işlenmişti. Oyunun konusu genelde güncel olaylar ve taklitlerden oluşuyor. İnteraktif olması da başka bir güzel tarafı. Bir anda oyunun karakteri olabiliyorsunuz.Biz grup olarak beklediğimizden daha çok eğlendik. Eğer siz de cuma akşamınızı eğlenerek geçirmek isterseniz iyi bir alternatif olabilir.
Leman Kültür’de cuma akşamları saat 22:00 de başlıyor oyun, fiyat kişi başı : 25 YTL.
Adres : İstiklal Cad. İmam Adnan Sk. No:20 Beyoğlu İstanbul
Tel : 0 212 249 91 13
Not : Leman Kültür’ de maalesef kredi kartı geçmiyor.
Fotoğraf ve grupla ilgili Mart ayında çıkan haber için buraya tıklayın.

Beyaz gömlek yapım aşamasında


Beyaz gömlek herhalde her dolabın kurtarıcı parçalarından biridir, hele ki değişik detayları varsa. Ben de bir cesaret beyaz gömlek dikmeye başladım bakalım nasıl olacak bitince.
Bu gömleğin en güzel yanı fular gibi bağlayarak kapanan yakası. Gizli ilik patına şerit çıtçıt koymayı düşünüyorum. Daha bedeni bitirebildim, koldaki manşetler zorlayacak gibi gözüküyor. Bittiğinde yayınlayacağım.
( Sağdaki fotoğrafı flaşlı çektim, kumaşın desenlerini daha iyi gösteriyor.)
NOT : Kalıp Burda 2005/10 sayısındandır.

MAC Zoom Lash Rimel


Önceki yazımda yazdığım rimeli denedim ve kesinlikle çok memnun kaldım.Tek kat sürmek bile yetiyor, günün ilerleyen saatlerinde kirpiklerim aşağı düşmüyor. Ama ben hala düzgün rimel sürmeyi beceremiyorum kesinlikle.
Soldaki fotoğraflarda tek kat MAC Zoom Lash Rimel var, sağdaki ise MAybelline Turbo Boost’un iki kat sürülmüş hali. Daha iyi gözükmesi için kontrastla oynadım biraz, turuncu değilim aslında :=)) Bir de o topaklanmış gibi gözüken kısım benim suçum 

Açık Büfe Yemek Daveti


Cumartesi akşamı oldukça kalabalık bir grup arkadaşımız bize yemeğe davetliydi. Toplamda 16 kişi olacağımız için masada oturmamız mümkün olmadı. Ben de açık büfe hazırlamaya karar verdim. Cuma akşamından başlayınca cumartesi akşamına ancak yetiştim. (cumartesi öğlene kadar işteydim.)
Menüde :
- Soslu piliç baget
- Kuru köfte
- Patates Salatası
- Közlenmiş Patlıcan Salatası
- Acılı Ezme
- Humus
- Amerikan Salatası
- Mercimek Köftesi
- Sosisli Börek
- Kıymalı Börek ve peynir-salam tabağı vardı.
Humusu kayınvalidem yapıp gönderdi, diğerlerinin hepsini ben yaptım :) )
Aslında bahsetmek istediğim sunuşla ilgili bir konu. Böyle açık büfe yemek davetlerinde peçeteler ve çatal-bıçaklar gelişigüzel masaya konulduğunda maalesef güzel durmuyor. Çatal-bıçaklar birarada durmayıp dağılıyorlar. Ben de bunu önlemek için çatal-bıçaklara kırmızı mukavvadan (nervürlü) üstü açık kutular yaptım, peçeteleri ise genelde kullanmadığım gümüş tepsiye dizdim. Genelde sade şeyleri sevdiğim için bana hediye gelen gümüşleri de kullanamıyorum. Peçetelik olarak iyi oldu ama :) )