DİKTİKLERİM : Astarsız Ceket



Her sene bu dönemlerde benzer modelde bir ceket dikmeye çalışıyorum. İki senedir istediğim gibi olmuyordu, kullanamamıştım ama bu sene sanırım başardım. İstediğim astarsız ama çok ince olmayacak, pastel tonlu ve rahat bir modeldi.


Kaşeden yapmaya çalışmıştım daha önce ama duruşunu sevememiştim. Bu sefer parcakumas.com dan aldığım İtalyan yünlü kumaş ile çalıştım. Kumaş o kadar güzel ki ne dikerken ne de ütülerken hiç zorlanmadım. Hem istediğim dökümü verdi, hem de ince olduğu için kibar durdu.


 Kumaşın kendinden renk geçişleri olduğu için modeli basit tutmaya çalıştım. Burda Pratik dikiş dergisinin sonbahar-kış 2017 sayısındaki manto modelini kullandım. Bu model de astarsız uygulandığı için çok daha iyi sonuç verdi. (Bu modeli astarlı denemiştim başka bir kumaşla ama pek iyi olmamıştı)


Astarsız ceket çalışmasında dikişlerin temiz gözükmesi için birkaç yöntem var. Ben arka orta ve omuz dikişlerini Fransız dikişi yaptım. (ingiliz dikişi de deniyor) Kol ve yan dikişleri çok gözükmeyeceği için normal dikip sürfile geçtim. Etek ucu ve kol ağzını ise koton biye ile temizledim. Daha düzgün gözükmesi için arka orta, omuz, yaka ve etek ucunda üst dikiş çalıştım.


Modeldeki kuşak ve takma cepleri çalışmadım. Bu hali daha çok hoşuma gitti.

Sezonun Rengi : LİLA


1 / 2 / 3 / 4 / 5

Bu sezonun benim için en trend rengi kesinlikle lila. Daha önceden niye kullanmadığıma şaşırıp tüm pastel renklerle çok güzel kombinleyebiliyorum. Denemediyseniz mutlaka küf yeşiliyle beraber bir deneyin. Etkisi muazzam.

Nakışlı Gömlek


Yine dikişsiz bir döneme girmiş bulunuyorum. Yoğun zamanlarımda vakit ayırmaktan ziyade dikişe konsantre olmak bile çok zor geliyor. Bu hafta sonu sadece iki tane pantolon daraltmasını ve dolapların düzenlemesini yapabildim, biraz da dinlenmeye çalıştım. Ne kadar istesem de yeni bir dikişe başlayamadım. Önümüzdeki hafta sonundan umutluyum.



gömlek-shein / jean-mudo 

Kareli Etek


Ekosenin saltanatı baharda da sürecek gibi gözüküyor. Yine her yerde bu desenden dikilmiş etek, pantolon, ceket ve elbise bulmak mümkün.



etek-shein / kemer-stradivarius / kazak-? / ceket-shein(eski) / bere-h&m / 
gözlük-pull&bear (eski) / çizme-sibel durmaz

Beyazlamaya Cesaretiniz Var mı?

12 / 3 / 4
Erken beyazlayan saç toplumda pek kabul gören bir şey değildir. Saçlarını boyamayan insanlar bakımsız olarak yaftalanır çoğu zaman. Ama son yıllarda (gri saç renginin de moda olmasıyla) saçlarını kendi haline bırakanlar bunu bir tarz haline getirmeyi başardılar. 
Beyazlarımı kapatmak için boyuyor olmaktan çok sıkıldığım şu günlerde acaba bunu yapabilir miyim düşünüyorum. Sizin beyazlamaya cesaretiniz var mı? 

Puantiye İmparatorluğu


1 / 2 / 3 / 4 / 5 / 6
Kış sezonunda da puantiye vardı ama baharla beraber daha çok göreceğiz gibi gözüküyor. Ekosenin bin bir renginden sonra puantiyenin monokrom hali nispeten daha dingin bir görüntü sağlıyor. Üstelik parlak kırmızı, turuncu ve fuşyayla çok güzel kombinleniyor. 

Rosacea ve Beslenme


Rosacea teşhisi konulduğunda hemen size sıcak içeceklerden, baharattan ve acılı yemeklerden uzak durmanızı söylerler. Bana da söylediler ve yaptım da. Hiçbir değişiklik olmadı. 
Acaba kaçınmamız gereken şeyler bunlar mı, ya durum daha farklıysa..
Açıkçası benim beslenme bilincine ulaşmam iki senemi aldı. (Rosaceanın ilk 6 senesi bunlardan habersiz geçti) Birçok makale ve kitap okudum bunlarla ilgili. İşin özü maalesef artık yediğimiz hiçbir şeyden yeterli vitamin-minerali alamıyoruz, birçok ürünün genetiğiyle oynanmış durumda ve aslında bizim vücut yapımız bunlara müsait değil. Bu yüzden de çok daha fazla dikkatli olmamız gerekiyor özellikle de otoimmün veya kronik bir hastalığımız varsa. 
Hiçbir hastalığın tek başına seyrettiğine inanmıyorum ben, mesela benim rosacea ile bağırsak sağlığı arasında çok büyük ilişki var. Beslenmemi değiştirdiğimden beri gaz ve kramp sorunum tamamen bitti. (Ne zaman beslenmemin dışına çıkıyorum o zaman bu rahatsızlıklarım anında ortaya çıkıyor)

Bana beslenme düzenim ile ilgili çok soru geliyor, hepsine de birazdan anlatacaklarımı anlatıyorum. Bir kısmı "yapamam çok zor" diyor, bir kısmı buna zaten inanmıyor (kesin ilaç kullanıp söylemiyor diyor), çok küçük bir kısmı ise bu konu hakkında düşünüp uyguluyor. İşin kimyasal ve tıbbi kısmını anlatmak bana düşmez ama bu konuda uzman birini önerebilirim. Mutlaka Dr. Ayşegül Çoruhlu' nun kitaplarını okuyun. Kitaplardaki her şeyi uygulamak zorunda değilsiniz ama vücut, daha da önemlisi hücre nasıl işler, hastalık nedir onu öğrenebilirsiniz.

Bundan sonra anlatacaklarım tamamen benim deneye yanıla, araştırıp kendime uyguladığım şeyler. Eğer tereddütünüz varsa doktorunuza danışın. 

1. Sebze Ağırlıklı Beslenme (özellikle çiğ) 
Ülkemizin yörelerine göre değişmekle birlikte maalesef beslenme düzenimizde çok az sebze var. Oysa ki her gün, hatta her öğünde mutlaka sebze bulunmalı. Hatta sebze alımını arttırmak için sebze suyu içilmeli. (sabah aç karnına tercih ediyorum ben)

2. Glutensiz Beslenme
Beni en çok etkileyen gluten. Bağırsak kramplarından rosacea nın alevlenmesine kadar birçok etkisi var. Tamamen kestiğimde çok iyiyim. (Benim bahsettiğim glutensiz beslenmek gidip pirinç unundan yapılan makarnayı yemek değil, yanlış anlaşılmasın. Glutenden kaçarken şeker yüklemesine hiç gerek yok)

3. Rafine Şekersiz Beslenme 
Aslında buna hem rafine şeker hem de katkı maddesi dememiz gerekiyor. Hepsi tamamen kesilmeli

4. Protein Kaynakları 
Eskiden protein kaynağı benim için sadece kırmızı etti. Ama artık az kırmızı et, yumurta ve bol balık ve bitkisel proteinleri daha çok tercih ediyorum

5. Meyve
Her gün iki porsiyon meyve mutlaka. Sabah saatlerinde daha iyi.

6. Sağlıklı Yağlar
Zeytinyağı, çiğ kuruyemiş, avokado, tereyağı

7. Baharatlar
Cilt doktorlarının kaç dedikleri. Ne kadar çeşitli baharat, o kadar iyi

8. Takviye
Yine araştırmalarım sonucu benim bulduklarım aç karnına probiyotik ve yağlı yemekle omega3
(Kendime not : Bunları almayı atlamamalıyım.) Probiyotik olarak kefir ve yoğurt da her gün mutlaka. (ev yapımı sirkesiz-limonsuz fermente turşu da çok faydalı)

9.Su
Yine atladığımız bir konu. En az 2 lt su içmek çok çok önemli.

Bunların dışında en sıkıntılı olabilecek konu bir de laktoz. Yani inek sütü ürünleri. Peynir için çözüm kolay, zaten sevdiğim keçi peynirine geçtim. Ama sütten vazgeçemediğim için laktozsuz tüketiyorum. Onu da bırakmak için çabalıyorum.

Tekrar yazıyorum, bunlar benim kendi araştırmalarım sonucu edindiğim bilgiler. Hiçbir cilt doktorunun önerisi değildir. Bu şekilde beslenerek rosaceanın %80 inden kurtuldum. Bunların dışına çıkıp kaçamak yaptığımda veya çevrel faktörler sebebiyle (yorgunluk, uykusuzluk, hastalık) yine rosacea belirtileri ortaya çıkıyor ama hemen gerekli önlemleri aldığımda (bu beslenmeyi katı şekilde uyguladığımda) üç gün içinde kurtuluyorum. İleride içeride bir şeyler bozulursa belki farklı şeyler de denemem gerekebilir ama şu an bu şekilde beslenmeyle her şeyi çözüyorum.
Rosacea nın dışında sindirim sistemiyle ilgili yaşadığım sıkıntılardan da kurtuldum. Gaz, şişkinlik ve krampları yaşamıyorum artık. 7 kilodan fazla verdim bu dönemde ayrıca. Bir taşla bir sürü kuş!
Ben beslenmem kısıtlanıyor diye hiç düşünmüyorum, resmen aydınlanmış hissediyorum kendimi. Çöp yemiyorum.

İşin kozmetik tarafına gelirsek Rosacea kremleri tabii ki kullanılır, ama yüzeyseldir. İçeriden tedavi edilmedikçe tam bir iyileşme sağlanması maalesef zor. 

Alerji testlerine güvenmediğim için yaptırmadım, vücudumu dinledim. Kendinizi en iyi bilen sizsiniz, belirtileri göz ardı etmeyin. 

Rosacea için MAkyaj Ürünü : Rosaliac CC Creme


Rosacea ile ilgili birçok yazı yazdım daha önce, bu hastalıkla sekiz senedir beraberiz. İlk yıllarda çok kötü dönemler geçirdim, bir sürü antibiyotik kullanmak zorunda kaldım. Bunun sıkıntılarını da birkaç sene sonra görmeye başladım. Yaklaşık bir buçuk senedir ise kendisini beslenmeyle kontrol altına almayı başardım. Yine ataklar yaşıyorum ama çok çabuk geçirebiliyorum. Neler yaptığımla ilgili bu yazıma bakabilirsiniz. 
Ama özet olarak glutensiz, mümkün olduğu kadar rafine şekersiz, az kırmızı et, bitkisel protein ve bol sebze içeren bir diyet uyguladığımda sorunlarım çözülüyor. Aç karnına yeşil sebze suyu, probiyotik ve omega3 takviyeleri de atakların çabuk geçmesini sağlıyor. Zaten bu beslenme aslında herkes için geçerli ama alışkanlıklarımız dolayısıyla sağlık alarm vermeden bu değişikliği yapmak genelde mümkün olmuyor.

Bugün bahsetmek istediğim aslında rosacealı, kızarmaya meyilli, hassas ve kuru ciltlerin sevebileceği bir makyaj ürünü. La Roche Posay Rosaliac CC Creme. (Daha önce buna benzer birçok ürün denedim ve hiçbirinden memnun kalmadım) Beni en çok sevindiren gerçekten kuru cildimi nemlendirmesi oldu. Genelde sivilce kızarıklığını kapatan ürünler oluyor piyasada, bunlar yağlı ciltlere yönelik olduğu için benim cildimi olduğundan da kötü yapıyordu. Pul pul dökülüyordu cildim bunları kullandığım zaman. Rosaliac Cc Creme ise ciddi anlamda nemlendiriyor, orta kapatıcılıkta (çillerim hala gözüküyor ki benim sevdiğim görüntü bu) cilt tonunu eşitliyor ve sağlıklı bir görüntü sağlıyor. Spf 30 içeriyor. Renk alternatifi yok ama birçok cilt tonuna uyacağını düşünüyorum. Eğer kapatıcılığı yeterli gelmezse üzerine fondöten geçebilirsiniz. Ben fırçayla uygulayıp üzerine ince bir pudra geçiyorum, benim için oldukça yeterli. 
İlk kutum bitmek üzere, mutlaka ikinciyi alacağım. 

Kış Pastelleri


1 / 2 / 3 / 4 / 5 / 6 / 7 / 8

Uzun kış sadece siyahlar ve koyu renklerle geçmez. Mutlaka açık ve pastel renkli kombinleri de deneyin. 

Triko Pantolon


DİKTİKLERİM : SİYAH PLİKAŞE ETEKLİ ELBİSE


Bir süredir evde duran tok ama çok esnek kumaşımdan basit bir elbise diktim. Kumaş bir dönemin ünlü "bandaj elbise" modelinin kumaşıydı, kenarları atmadığı için overlok istemedi. Toplamda 1,5 saatte bitirdim.



Kalıp için klasik bir üst beden kalıbını kullandım. Pens falan yok. Üst bedeni belde bitirdim. Etek için kumaşın eninde toplamda dört plikaşe oluşturdum. Biri ön orta, ikisi yanlar, sonuncu da arka orta dikişte oldu. Bu eteği bedene ekledim. Yakayı kumaş eninden kestiğim bant ile döndüm. Kol ve etek ucunu içeri katlayıp makine çektim. Bitti. 



Triko Elbise



DİKTİKLERİM : BASİT SWEATSHIRT


Hafta sonu kıyafeti olarak tayt-sweatshirt tercih eden biri olarak basit şekilde sweatshirt dikebilmek benim için önemliydi. Tabii ki her mağazada sweatshirt var ama tayt üzerine giyebilecek kadar uzun ama elbise gibi olmayacak, sıcak tutan kumaştan ve rahat model çok bulamıyordum.


Intaşlar' dan bu kumaşı almıştım evde de şansıma aynı renk ribana vardı. Ben de oturup diktim. (Kumaşın eni geniş olduğu için 1,50 mt aldığım kumaştan baya arttı)

Yukarıda çizmeye çalıştığım kalıba göre kestim. Ölçü herkese göre değişir o yüzden size olan bir üst giyim ürününü katlayıp kumaş üzerine koyup biçebilirsiniz. Kalıp basit olsun diye kol oyuntusuyla uğraşmadım, gövdede omuzu düşürüp hafif yarasa kol gibi kol altında bir genişleme yaptım. Kolun omuz kısmı düz o yüzden, kol ağzına doğru biraz daralıyor.


Yaka, kol ağzı ve etek ucunu ribana ile döndüm. Ribana ile bu şekilde bant yaparken dikkat edilmesi gereken şey ribanayı esnetip dikmek, kumaşı biraz toparlaması lazım. Eğer esnetmeden dikilirse kumaşla aynı genişlikte olacaktır ve bittiğinde ribana kısımları kendi kendine genleşip marullanacaktır (kıvrılacaktır).
Ribana bulamazsanız veya kullanmak istemezseniz ve kumaşınız esnekse kendi kumaşından da bant kesip bunları kullanabilirsiniz. Burada örneği var. Yaka dönüşü eğer dikişe yeni başladıysanız zorlayabilir, burada çok güzel anlatılmış bakabilirsiniz. Veya yakayı pervazla dönebilirsiniz.



Gri Anorak


Kışın renk renk kaşe kabanları çok sevsem de kabul etmek lazım hiçbiri bu kocaman anoraklar kadar sıcak tutmuyor. Özellikle yağışlı ve soğuk havalar için bu tarz kabanları daha çok tercih ediyorum. Bunların tek sıkıntısı kilonuza 20 kg kadar ek yapması :)




anorak-romwe / sweatshirt-ben diktim / tayt-calzedonia / 
çanta-nine west / bot-converse / bere-gap