Kabandaki Kalıp Değişiklikleri


Bir önceki yazımda yaptığım değişiklikleri anlatacağımdan bahsetmiştim. Ama önce beni okuyanların bazen yanlış bir kanıya kapıldığını düşündüğüm için bazı şeyleri açıklamam gerekiyor:

Moda tasarımcısı değilim, terzi de değilim, bu konuda kariyer yapmak gibi bir niyetim de yok. Bu işle uğraşmayı çok seviyorum, o ayrı, ama sadece kendime ve kızıma dikmekten keyif alıyorum. Belki çok yakınlarıma da. Dışarıya çok özel insanlar dışında dikmiyorum çünkü mükemmel olmadığı sürece benim ürünüm diye onu satmayı doğru bulmuyorum. Üç sene önce bu işi yapmıştım, sadece terzime diktiriyordum. O zaman durum biraz farklıydı tabii, bu zihniyette değildim ama yaşadığım tecrübelerle bunun "iş" olması için bambaşka şeyler gerektiğine karar verdim. Zaten mimarlık gibi zor bir bölümü okuduktan sonra ve bu yaştan sonra her şeye baştan başlamak istemiyorum.
Blogum yorumlara açık biliyorsunuz ki, yapıcı eleştirileri de çok seviyorum ve hepsini dikkate alıyorum. Ama bazen benim amatör olduğumun unutulduğunu düşünüyorum. Gerçi bir de bunun tam tersi bir durum var ki, bu işin içinde olanlardan, profesyonel insanlardan çok güzel mailler alıyorum, bunlar beni her şeyden daha çok mutlu ediyor.
Ben sadece bir şey yaratmayı da dikiş sürecini de seven ve bunları anlatıp herkesin yapabileceğini göstermek isteyen biriyim.
 
Neyse gelelim kalıpta yaptığım değişikliklere. Fermuarın kup dikişinin içinde olmasını istediğim için ön orta parçaların birini uzattım, diğerini kalıptaki gibi kullandım. Yakada da aynı şekilde bir tanesini yakanın olacağı uzunluğu ölçüp oraya kadar uzattım. Diğer parçayı kalıptaki gibi kullandım.
Kolu ise iki parça yerine tek parçalı yaptım. Sanırım aşağıdaki şema daha iyi anlatacaktır.
 
 

23 yorum :

  1. İçinizden geleni yaptığınızı, yazdığınızı hissettiğimden bu blogu keyifle okuyorum. Zira bu kendinizsiniz, biricik. :) Herkes varsın kendi bildiğini çizsin, yapsın, yazsın, giysin. Siz mutlu musunuz, o halde hiç bir şey sıkmasın canınızı.

    YanıtlaSil
  2. Benim istinasız hergun açıp baktigim, yazilarinizi, diktiklerinizi hevesle takip ettigim bir blog bu. Kim ne derse desin, bence cok beceriklisiniz. Yazılarinizi her okudugumda keşke bende dikis dikmeyi bilseydim, yada keşke ailemde bana ogretecek birileri olsaydi diyorum:) Yaptıklarızı bizlerle paylaştığız icin ben kendi adima size tesekkur ediyorum:) Herzaman zevkle takipteyim..

    YanıtlaSil
  3. Pilli melek cok guzel yazmis,pek begendim. Musadenizle altina imza diyorum;))
    sevgiler-ozlem

    YanıtlaSil
  4. tasarladım, tasarımım.tasarladım satıyorum diyenlere 10 çekersin kim diyorsa maillerde dogru diyor ...bu kalıp artık burda 2004teki kalıp degil:)

    YanıtlaSil
  5. Beğenenler okusun, uygulasın, ilham alsın, beğenmeyenler de takip etmek zorunda değil. Hem takip edip hem de eksik yada kusur aramasınlar, ne gerek var :)

    YanıtlaSil
  6. İnsanlar o kadar katı ki; hobi olarak birşeylerle uğraşan insanları bile hunharca eleştirme hakkını kendilerinde bulabiliyorlar. Bu blogda yalnız dikiş paylaşmıyosun ki zaten. Bence tıka kulaklarını devam et- iyi gidiyorsun...

    http://az-ze.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  7. Moda Tasarımcısı olmasanız da bu işlerden gayet iyi anladığınız belli.. Kalıpla oynayıp, ortaya ne çıkacağını kestirmek bile ayrı bir marifettir.. Herşeyi tüm ayrıntılarıyla yazmanız da bizler için açıklayıcı oluyor.. Ellerinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  8. ben üretkenliğinize hayranım gerçekten. insanın kendi ürettiği şeyleri giyip kullanmasının da nasıl zevkli olduğunu tahmin edebiliyorum.
    profesyonel çalışmadıktan sonra yapılan işlerde elbette hep amatör taraflar olacaktır. ben amatör tarafları değil, beceri ve sabır gerektiren tarafları görüp sizi takdir ediyorum.
    ve benim de evde birşeyler üretmeye, hayalgücümü kullanıp ufak tefek tasarımlar yapmaya cesaretlendiren birisisiniz.
    her gün takip ediyorum :)

    YanıtlaSil
  9. Bahsettiğin kişilerin felsefesi belli: FESATİZM. Bir de adsız adında olumsuz yorumlar yapan kişiler, senin çok yakından tanıdığın bloggerlar çıkabiliyor. Onların felsefesi de aynı...

    YanıtlaSil
  10. Okuldan gelip bilgisayarı açınca önce Laçin ne paylaşmış diye bakıyorum. Nilpot'la ailemizden biri gibisiniz. Bu arada Nil'i Tweety'e benzetiyorum, çok tatlı :)

    YanıtlaSil
  11. Laçin, senin postlarına dayanamadığımdan eşime dikiş makinası aldırdım. Keşke herkes senin gibi "kendisi" olabilse. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  12. Piyasada tasarim adi altinda satilanlarin bircogu sizin bu "esinlenmeniz"in yarisi kadar orjinal degil. Bu palto model ve kalibiyla sizin imzanizi tasiyor. Blogunuzda cok shik seyler oldu muhakkak ama bu bence bir numara:) cok hos,tarz ve farkli. Keske hazir giyim markalaru (c)alsa modeli :))

    YanıtlaSil
  13. öyle marifetli, öyle yenilikçi, öyle özgün ve öyle alçak gönüllüsünüz ki bu blogunuzun her bir köşesinde parım parım parlıyor. Sosyal paylaşım sitelerinden önce ilk önce bu blogu yazıyorum tarayıcıma. Bu sizin ve yaptıklarınızın samimiyetinden, inceliğinden kaynaklanıyor. Sizi hiç tanımadığım halde derin bir saygı ve sevgi besliyorum yaptıklarınızı paylaşma çabanıza. Dikiş aşkınız kim ne derse ne söylerse hiç tükenmesin. Bu hobi layıkıyla sizin hakkınız:)

    YanıtlaSil
  14. Bence muhteşem işler ortaya çıkarıyorsun. İmreniyorum yeteneğine:) ellerine sağlık...

    YanıtlaSil
  15. ''Ben sadece bir şey yaratmayı da dikiş sürecini de seven ve bunları anlatıp herkesin yapabileceğini göstermek isteyen biriyim.'' diyerek sen kendini ve yaptıklarını çok güzel ifade etmişsin zaten.. Ben sadece seni eleştirip kıskananlar yanında samimiyetininin ve harcadığın emeğin farkında olan birçok arkadaşın adına yazmak istedim..
    teşekkürler lacin, iyiki varsın..yoksa hergün ne açıp okurduk biz :)
    r.tunc

    YanıtlaSil
  16. laçin ben seni senelerdir takip ediyorum yaptıklarını diktiklerini izlemek bazen ben neden düşünemedim diye iç geçiriyorum bence harikasın tasarımların süper bu işi yapıyorum diyen bazı kişilerden bile daha iyisin bence..dikişin çok profesyonel olmasa bile paylaşman üretmen çok güzel her zaman takipçinim..ben kel alaka bişey sormak istiyorum ''ömrümde yeni bir nefes''i göremiyorum uzun zamandır bilgin varmı?

    YanıtlaSil
  17. merhaba bloğunuz çok dolu ve çok güzel zisin yaptığınız işleri heyecanla izliyorum benimde diktiklerimi görmek isterseniz bloğuma beklerim sevgilerrrr....

    YanıtlaSil
  18. Hobisine bu kadar zaman ayıran,bu kadar emek veren ve böyle özenle paylaşan birini kötü eleştiriye mağruz bırakan her kimse bence kıskanç ve hazımsız biridir.
    Meyve veren ağaç taşlanır diyorum.Sevgiler...

    YanıtlaSil
  19. Laçin Hanım merhaba, meyve veren ağacı taşlarlar diye bir deyimimiz vardır. Bu işin profesyoneliyim deyip herşeyi paraya döken onca insan varken etrafta, siz sadece yapmaktan keyf aldığınız uğraşınızla birşeyler yapıp bunları da bizimle paylaşmak isterken, eğer insanlar bu duruma art niyetli yaklaşıyor ise bu sadece onların acizliğidir. Bu kadar da net söylüyorum. Siz ve birkaç blog yazarı arkadaştan ilham ve cesaret alarak ben de birşeyler dikebilirm dedim kendi kendime ve bu şe başladım. İlk etek dikimim için sizin hazırladığınız videoları izledim. Amatör veya profesyonel, herşeyden önce emeğe saygı duymak lazım. Ben kendi adıma, emeğiniz ve bunları bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
  20. Ben bu i$in egitimini aldigim halde bir cok $eyde ilham kaynagim oldun.:)

    Biz seni ve yaptigin i$leri cok seviyoruz...:)

    YanıtlaSil
  21. Bu işi profesyonelce yapanlar sadece "kıyafetin modelini çiziyor, yaratıyor". Oysa sen yaratıp, bir de dikiyorsun. O yüzden bu konuda amatörüm deme bence, çünkü değilsin. Gayet güzel, modern ve şık şeyler tasarlayıp, dikiyorsun...

    "Meyve veren ağaç taşlanır".

    Ne güzel anlatıyor herşeyi şu kısacık cümle...

    YanıtlaSil
  22. Ben niye böyle bir tepki verdiğinizi anlayamadım,hergün merak ederek açıyorum blog'unuzu.Ama göz önünde olmanın dezavantajı olarak düşünün bence..Eleştiriye açık olmalısınız (her nekadar seri üretim yapmasanızda)..

    YanıtlaSil
  23. Severek takip ettigim bir bloggersiniz. oyle ki anneme de gosterir bak ne yapmis bu sefer, kizi da ne cabuk buyudu diye konusur bakariz :) blogunuzu kesfettigim ilk zamanlar sayenizde dikise merak salmis, bu konuda size mail atmis ve danismistim. cevap gelmemisti. gelmek zorunda degildi ama tabiki tutumumu etkiledi. belki hep yorum yazan sıkı takipci olabilirdim.ama olmadi. yine de takipteyim. sevgiler

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için teşekkür ederim.

Blogumda durmasını istemediğim eleştiriyi aşan yorumları onaylamıyorum.

lacheenorg@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.