nişan elbisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nişan elbisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Eylül 24, 2009

Dikiş Dikmek ve Kalıp Çıkarmak (ve Annemin Diktiği Nişan Elbisem)

Bu aralar dikişle ilgili o kadar çok soru geliyor ki, artık bununla ilgili bir yazı yazmam şart oldu.
DİKİŞ DİKMEK
Çoğunlukla dikişe çok yeni başlayan arkadaşlar nasıl ilerleyebileceklerini, hangi kaynaklardan yararlanabileceklerini soruyorlar. Öncelikle şunu da söyleyeyim ben bu işin eğitimini almadım, zaten annem de üniversiteyi bitirene kadar kendi dikiş makinesini kullanmama hiç izin vermedi :)) Ama ben çocukken her doğumgünümde ve her yılbaşında annemin bana diktiği elbiseleri giydim. Bizim evde kumaşlar, ipler hep gözümün önündeydi. Belli bir yaştan sonra Burda dergilerinden kalıpları kendim çıkarmaya başlamıştım.
Ben hala annem kadar iyi dikiş dikemiyorum tabii ki, o aşıp benim nişan elbisemi dikmişti!! (1980 yılında kendi gelinliğini de dikmiş zaten)

nisan_elbisem
Fotoğraflar 06.07.2007 tarihinde çekilmiştir. Çoğu kardeşimin eseridir.

Yani eğer aileden gördüğünüz bir yatkınlığınız yoksa baştan söyleyeyim işiniz biraz zor olabilir. Terimleri, kumaş cinslerini öğrenmekle başlamanız lazım. Bu durumda kursları tavsiye edebilirim, İsmek kursları hem birçok yerde var hem de çoğu kişi oldukça memnun.
Ama benim gibi ailenizde devamlı görmüşseniz işiniz daha kolay olacaktır, bilen birinin biraz yardımıyla o ilk devreleri kolay atlatabilirsiniz.
Her iki şekilde de unutulmaması gereken birşey var, dikiş pratiğini kazanmak zaman istiyor. Belki bir hafta, belki bir ay sadece düz dikişi tekrar etmeniz gerekebilir. Hemen bir ürün oluşmasını beklemeyin. Bir sürü şey çöpe atacaksınız, o yüzden ucuz kumaş kullanmaya çalışın.
Yararlanabileceğiniz kaynaklar konusuna gelince maalesef Türkiye' de çok kaynak yok bu konuyla ilgili. Benim bu yazımda anlattığım Tüm Yönleri ile Dikiş Rehberi adlı kitabı alıp kullanabilirsiniz. (D&R' ın internet sitesinde uygun fiyatı) Yalnız bu kitap başlangıç seviyesindekilere pek uygun değil çünkü açıklamaları daha ileri seviyelere göre yapılmış.
Bunun dışında kalıplar için tabi ki Burda dergisini öneriyorum. İlk başta hazır kalıplarla başlamak bence daha iyi.
KALIP ÇIKARMAK GİYSİ TASARLAMAK
Kalıp çıkarmak ve giysi tasarlamak ise çok ayrı birşey.
Dikiş dikmenin tekniklerini herkes öğrenebilir ve biraz sabırla herkes dikiş dikebilir ama tasarlamak başka birşey. Bu işin okulu var sonuçta.
Ben bu konuda mimarlık okumuş olmamın avantajını kullanıyorum diyebilirim. Okurken çok kişi söylerdi de inanmazdım; mimarlık okuyan başka tasarım kollarını da yapabiliyor. Çünkü tasarım evrensel birşey ve önemli olan üç boyutlu görmeyi başarabilmek. Yani tabi ki ben çok orijinal şeyler tasarlıyorum diyemem ama gördüklerimi aklımda tutup başka şeylerle birleştirip çok daha başka birşey yapabiliyorum.
Kalıp çıkarırken ise ben hazır bir kalıptan başlıyorum. Bu bana olan hazır bir kıyafet de olabiliyor. Sonra artık el alışıyor eklemeler-çıkarmalarla bambaşka bir kıyafete dönüşebiliyor.
Benim tavsiyem önce çok basit şeylerle başlayın. Kol kısaltmak, uzatmak gibi. Daha sonra bir kıyafetin kolunu diğerine; veya yakasını başka birine ekleyerek farklı kalıplar oluşturabilirsiniz. Yani yap-boz gibi birşey. Zaten kıyafeti oluşturan birkaç öğe var. Bunları değiştirdiğiniz zaman çok başka şeyler ortaya çıkar.
Dediğim gibi bunlar aslında herkesin yapabileceği çok basit şeyler, aslında tam kalıp çıkarmak da denemez. İşi ilerletenler ve bu işin okulunu okuyanlar (duru butik gibi) terzi mankeni üzerinde drapelerle çalışabilir, sadece plilerden bir elbise oluşturabilir.Ayrıca dikiş dersi de kalıpları ve dikişleri çok iyi anlatıyor, onu da bir takip edin derim.

EKLEME:
Düğün fotoğraflarımı ve gelinliğimi merak edenler bu yazımdan bakabilirler.
Gelinliğim Bakırköy' deki Yelda İşlekel' in eseridir. 
Gelin tacım ise Fontana Tiara Emel Toprak tarafından bana özel yapılmıştır. 

Cuma, Mart 28, 2008

düğün davetiyesi-nişan pastası


Yorumlara düğün pastam ve davetiyemle ilgili yazı yazmadığım için sitem gelmiş, aklımda ama maalesef yazamadım.
Ancak bugün yazabiliyorum.
ddavetiye1
ddavetiye2
Önce davetiye :
haftasonu adlı yazımda bahsettiğim üzere organizatör Derya Ablayla beraber koza davetiye nin üç adet kocaman klasöründeki yüzlerce modelden seçtik. Daha doğrusu ben umutsuzca davetiye sayfalarını çevirirken Berk “Bu nasıl?” diye gösterince bulmuş olduk. Otelin salonu altın ağırlıklı olduğu için organizasyonda altın renklerinin kullanılmasına karar vermiştik. ( altın kelebekli peçetelikleri yazmıştım daha önce) Davetiye de bu konseptte oldu. Biraz klasik aslında ama oldukça sade ve altın temaya çok uyan bir davetiye oldu. Aslında zamanlamayı ayarlayabilseydik ben özel yapım (kendi tasarlayabileceğim) bir davetiye istiyordum ama maalesef ayarlayamadık. Olsun bu davetiye de içime sindi.
Pasta :
Düğün pastasını ise biz seçmiyoruz o yüzden düşünecek bir şey azaldı. Otel pastayı sağladığı için bu konuda rahatız bir tek iç malzemesini seçeceğiz.
Ama düğün veya nişanda pasta seçmek isteyen arkadaşlara tavsiyem kesinlikle pelit tir. Nişan pastamı -bize yakın olduğu için- fabrikasından gidip seçmiştim. Eğer beyaz krema sevmiyorsanız ve çikolata-fıstık seviyorsanız, pasta siparişi verirken bol fıstıklı olmasını söyleyin. İnanılmaz güzel oluyor.
Bir de şunu ekleyeyim o düğünlerde gördüğünüz pastaların hepsi makettir. Yalnızca çiftin kesmesi için bir dilimlik pasta konulur, çift bütün pastayı keser gibi yapıp sadece o dilimi keser. ( Maket olmak da zorunda aslında. Şöyle ki, eskiden maket yokken katlı pastalar salonlara gelirmiş. Fakat yaz aylarında veya kış ayında bile olsa kapalı mekanda ışıkların da etkisiyle pastanın ekşime riski var. Biliyorsunuz ki ekşi kremadan zehirlenmek de başka birşeye benzemez. ) Misafirlere dağıtılan pasta ise daha önceden dilimlenmiş olarak pastanenin soğuk kasalı aracında düğün yerine ulaşır. Böylece servis edilirken ısınmış-ekşimiş pasta yeme riskiniz olmaz.
Bir de maketten ekstra bir ücret alınmıyor.
Bu da benim nişan pastam : (Nişan konseptim de “turuncu” ydu. Pasta, elbisem, nişan şekerleri ve çiçekler aynı renkteydi.)
nisanpasta