molyvos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
molyvos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ağustos 19, 2015

Midilli Gezisi : Molyvos Kale ve Scala Scamnia


Midilli' de son gün kale ve çevresindeki köyü gezerek başladı. Merdivenli sokakları, avlulu evleri, renk renk kapıları ile köyden çok bir sete benziyordu burası. Anakarada yaşayanların yazlık evlerinin burada olduğunu öğrendiğimiz bölge çok sevimliydi.
Yalnız ada sıcağı diye bir şey olduğunu hatırlatmakta fayda var. Mayıs veya ekim buraları gezmek için daha iyi olacaktır. 






elbise-ben dikmiştim / sandalet-mango(eski) 

Molyvos' tan ayrılıp Mytilini' ye dönmeden önce son durak olarak Scala Scamnia' ya uğradık. Burası da deniz kenarında küçük limanı ve tepede köyüyle yine aynı mantıkta düzeni olan ama çok daha küçük bir yer. Yine restaurantları-cafeleri çok güzel. 
Birkaç hediyelik eşya dükkanı ve resturant-cafeden başka bir şey yok ama cafelerin dekorasyonunun doğal ve renkli oluşu, yine yemekleri için gidilebilir. 



Pazar, Ağustos 16, 2015

Midilli Gezisi : Molyvos


Midilli gezisinde ikinci durağımız Molyvos oldu. Assos limanına çok benzeyen küçük limanı ve yokuşlu sokaklarındaki çarşısıyla çok sevimli bir yer. Sahil tarafında oteller mevcut, biz Molyvos Hotel' i tercih ettik. Tek beğenmediğimiz yeri denizi oldu, bizim şansımıza su çok bulanıktı.



Diğer Yunan adalarının ekonomik krizden pek etkilenmediğini duysak da Midilli' nin etkilendiği çok belliydi. Kredi kartı genelde kabul etmiyorlar bu dönem, gideceklerin aklında bulunsun. Özellikle anakaradan gelen yerli turistin rezervasyonlarını iptal ettiğini anlattı konuştuğumuz kişiler. Zaten sokakların boşluğundan da bu durumu anlamak mümkün.


Akşam yemeği için biz gün batımı manzaralı olan çarşı kısmındaki teraslı Molyvos Stars' ı tercih ettik. Yemekler nerede yersek yiyelim her zaman çok lezzetliydi. Ama servis bizim alıştığımızdan biraz farklı. Ekmek tam dilimlenmemiş, sadece üzerine kesikler atılmış olarak geliyor. Ve sepetinin içine de çatal-bıçakları koyuyorlar. "Kendi çatalını-bıçağını kendin koy önüne, ekmeğini de bir zahmet kopar" diyor :) Yalnız bir çok yerde oturur oturmaz kocaman bardaklarda buzlu su getiriyorlar, bizde olsa ona da ücret yazarlar.


Bu arada eteğim benim dikişim olmasa da bu severim benim tasarımım, terzimin eseri. Bu kumaşa yine Ümraniye' de gördüğümde vurulmuştum, bir buçuk metreden böyle bir etek çıkardı sağolsun terzim. Çok sevdim :)