Salı, Temmuz 03, 2012

İki DIY Projesi, Biraz Karalama, Biraz Dikiş


Gün içinde yaptıklarımı-diktiklerimi instagram' da paylaşıyorum hep ama okuyan herkes de kullanmıyor sonuçta, burada da yayınlamak istedim.
1. Artık bilmeyen kalmamıştır, taşlı kolyeleri alıp neon ojelerle bir güzel boyuyoruz.
2. Kurukafa ve konik çivilerle süslediğim sandaletler. Tam da bitmedi aslında, bitsin daha detaylı fotoğraflarım.
3. Hafta sonu yine uzun bir tatile çıkacağım için geçen ay yaptığım bilekliklerden elimde kalan beş tanesini yarı fiyatına veriyorum, sevenlere duyurulur.
(Buradan detaylara bakabilirsiniz)
4. Boş kaldıkça çizdiğim defterimden. Bir çocuk elbisesi, bir maksi keten etek ve bir kimono ceket çizdim. Bakalım ne zaman bitecekler.
İşte o çizdiklerimden biri. Dört parçalı evaze keten etek. Ortada bir yırtmaç yaptım, tek özelliği o. Son bel dikişi kaldı, bitiyor.

Pazartesi, Temmuz 02, 2012

Rüzgar' ın Doğumgünüsü

Dün modaerator' un biricik oğlu maviş prens Rüzgar' ın ilk doğumgünü vardı. Nil uzun zamandır ilk kez büyük olarak katıldı arkadaşının doğumgününe :))
Hesionka' nın kızı tatlış Elora da oradaydı. Çocuklara bakınca hem anneyi hem de babayı aynı anda görmek çok acayip bir şey. Ben öyle "kesin anne, kesin baba" gibi bakamıyorum artık. Mutlaka simasında iki taraftan da parçalar oluyor.


Modaerator sağolsun dünya kadar yemek yapmış misafirlerine, hepsi de nefisti. Sarmaların çoğunu Nil yedi zaten :)) Sarı- mavi renkler, balonlar-süsler herşeyi çok özenerek hazırlamıştı. İlk doğumgünü gerçekten çok özel, ben de çok heyecanla hazırlanmıştım. Sonrakiler bu kadar özel olur mu bilmiyorum.
Fotoğraflarda maalesef eşim yok, doğumgününe arkadaşlarımızla gittiğimiz kahvaltıdan sonra gelmiştik, kendisi beni bırakıp işlerini halletmek durumunda kaldı.


Eloş' u kucağımda gören Nil' in bana yapışma ve tırmanma anları. İki çocuk ne zor, şu an  için düşünemiyorum bile.
Nil' in kendinden küçük pek arkadaşı olmadığı için nasıl tepki vereceğini merak ediyordum. Elora geldiğinde görmek için delirdi, meraklı Melahat' im sesiyle uyandırdı çocuğu. Sonrasında pek tepki vermedi. Rüzgar ise daha boyuna yakın ve ayakta olduğu için oyuncakla beraber oynadılar.


Kocaman bir maaşallahla beraber, ailesiyle yaşayacağı nice nice doğumgünleri diliyorum Rüzgar' a.


Pazar, Temmuz 01, 2012

Bodrum Dönüşü ve Birkaç Mekan


Dün molalarla beraber 11 saat süren yolculuk sonucu evimize döndük. Tabii ki 1,5 yaşında bir çocuğu zaptedemedik; sıkılmalar, bağrışlarla geçti. Türlü türlü oyunlar, şaklabanlıklar yaptım ama ,sanırım Bursa civarındaydık, bendeki bütün numaralar tükenmişti. Neyse sağ salim döndük işte.

Bu sene eşimin bizimle altı gün kalmasından dolayı çok gezemedik aslında, daha önce yazdıklarımın haricinde genel olarak annemlerin evinin yakınlarında denize gittik. 
- Meteor' un plajı düz, denizi çok sığ ama tesisi hizmetine göre pahalı. Sonuçta buralar öyle lüks yerler değil, bana gereksiz geldi.
- Akçabük (beach club) sakin ama buz gibi bir denizi var. Hoş Nil için bile soğuk su farketmiyor o yüzden problem olmadı. Şezlonga para almıyorlar ve yemekleri de ucuz. Yalnız yaş ortalaması hakikaten 60 civarı, öyle aksiyon falan beklememek lazım. Ağaç gölgesi bulabilirseniz, hiç bunalmadan oturursunuz.


Cuma günü ise değişiklik olsun diye Yalıkavak' taki Dodo Beach' e gittik. Türkbükü' ndeki çoğu yerin aksine burada deniz gerçekten berrak ve durgun. Akçabük' ten sonra ise çok sıcak geldi bana. Klasik beach mantığıyla buranın fiyatları. Girişte ücreti peşin verip yüklenilen karttakini harcıyorsunuz içeride. Fiyatlar Türkbükü ayarı diyebilirim.
İskelelerinin dışında kumsal kısmı da var ki zaten tüm çocuklular genelde oraya yerleşiyor. Tam gölge isteyenler için ağaç altında minderler ve hamaklar da var. Geniş ve rahat bir yer.


Bahsettiğim hamaklarda öğle uykusu :))