Çarşamba, Şubat 01, 2012

nil, kaşık ve çorba

Doktorumuz her gittiğimizde bir konu için bizi sıkı sıkı tembihler: "kendisi yesin". Neredeyse 7 aylıktan beridir de salatalık, ekmek, elma artık yiyebileceği ne varsa eline veriyorum. Bir yaşında da yeni bir aşamaya geçtik, kaşık kullanma. (gerçi öncesinde de benim elimde kaşığı görünce kendisi de istiyordu, mutlaka iki kaşıkla yemek yiyordu) Tabii ki henüz bir ilerleme kaydedemedik. Sadece kaşığı sokup ağzına götürmeyi yapabiliyor, her taraf batarak ama çok eğlenerek :)

videoda kasedeki tavuk suyuna çorbaydı.


bu sefer Nil' in sesi de var biraz :)


[youtube =http://www.youtube.com/watch?v=suarHQUAc5o&w=480&h=360]

Video çekilirken kendisinin hafif hasta olduğunu söylemem lazım, bu hasta hali.


Gecemiz öksürüklerle geçti maalesef.

Toparlamaca



Dün çok uzun zamandır yapamadığım toparlamaca işini yaptım. Hafta içi Nil' le bu işleri yapmak mümkün olmuyor, hafta sonu eşim varken de dışarıda olmayı tercih ediyoruz. Dün kardan dolayı bütün aile evde olunca ilk olarak son kullanma tarihi geçen kozmetik ürünlerini ayırıp kalanlarını düzenledim.

Sanki hergün rengarenk farlarla gezen biriymişim gibi ortada duran makyaj malzemelerini kaldırdım. (Daha önce yazmıştım, ama o yazı kayıp maalesef, makyaj malzemelerimi Praktiker' den aldığım katlı alet edavat çantasının içinde saklıyorum) Sadece işime yarayacak fondöten, pudra, kapatıcı, kalem, rimel gibi malzemeleri şifonyerin üzerinde bıraktım. Artık Nil parmak ucuna kalkıp şifonyerin üzerine ulaşabildiği için mümkün olduğu kadar en dipte duracak küçük hasır sepette hepsini topladım.

Diğer tüm kullanım süresi geçen ürünleri attım.



Parfümlerin arasında Nil' in bir oyuncağı duruyor hala. Aslında çocuklu evdeki bu olayı seviyorum, hiç ummadığınız bir yerden oyuncak çıkabiliyor.  Banyodan, kirli sepetinden, mutfakta kavanozların içinden, koltukların altından, kısaca her yerden :)

Parfümlerimi daha önce yazmıştım, hala bitmediler :) Calvin Klein Secret Obsession, Bijan Nude ve arka saflarda Lolita Lempicka.



Henüz komidinin üzerindeki el-ayak kremlerime bir çare bulamadım ama.  Onlar hala Nil' in doldur-boşalt oyunları için kullanılıyor günde yüz kere.

 

87' den beri..


İstanbul' un 87' den beri gördüğü en uzun süren kar diyebilir miyiz, haftaya tekrar geliyormuş sanırım?

87 kışını çok net hatırlamasam da 5 yaşındaydım, çok kar vardı (Kurtuluş' ta bile!) kar topu oynamıştık.


Evde olup dışarıya sadece keyif için çıkanlara iyi de işe-okula gidenlere biraz eziyet sanki..