Kontrast

mavi_bordo1

Bir arada kullanmaktan çekindiğimiz bazı renklerin uyumu aslında tahmin edebileceğimizden daha iyi olabiliyor. Bu bir tesadüf değil aslında, renklerin özelliklerinden kaynaklanıyor. Bir sıcak bir soğuk renk bir araya geldiğinde ortaya bir kontrast çıkıyor. Mesela meşhur sarı-mor ikilisi gibi. Aynı şekilde pembe-saks mavi de bu uyumun en iyilerinden. 
Bu konuyla çok ilgili olmama hatta üniversitede "renk" seçmeli dersini bile bilerek almama rağmen benim de korktuğum renk kombinasyonları var. Ama korkular yenmek içindir :)


mavi_bordo2 mavi_bordo3 mavi_bordo4

kazak-romwe / mont-gap / jean-romwe / bot-mecrea / çanta-zara(eski) / çanta süsü-pull&bear

Eski Zaman Yasakları

yazliktan_kisliga Artık moda denilen şey öyle bir hale geldi ki eskiden yasak olan şeyler şimdi çok rahat kullanılabiliyor, üstelik -bence- güzel de duruyor. Bu eski yasaklardan benim yıkmayı en çok sevdiğim "mevsimlik parçalar" Yazlık bir elbisenizi veya kısa pantolonunuzu kışın giyemeyeceksiniz diye bir kaide yok, yeter ki mevsim uyumsuzluğunun dışında bir uyum problemi olmasın. 
Uzun çiçekli bir yazlık elbiseyi kısa kazak ve botlar ile, kısa pantolonu ise uzun kazak ve yine topuklu botlar ile kullanabilirsiniz. 

DİKTİKLERİM : Siyah Jile

siyah_jile1

Bu ara tam gaz yeni parçalar dikiyorum. Aslında hiçbiri aklıma yeni gelen şeyler değil; uzun zaman önce bir yere not ettiğim, eskizini çizdiğim ama bir türlü oturup dikmeye fırsat bulamadığım parçalar. Son ürünüm bir siyah jile oldu. Elbiseden ayrılan özelliği yanların oldukça açık olması, böylece içine giyilen basic ürünlerle daha rahat tamamlanıyor. 

siyah_jile3 siyah_jile4 siyah_jile6

Kumaşım tok ve esnek bir örme kumaş olduğu için fermuar kullanmadım. Bu arada hazır kalıp kullanmadım, bir salopet elbisemi kumaşın üzerine koyup biçtim. Bu jilenin en can alıcı yeri kesinlikle v yaka olarak yaptığım ön ve arka yakaların düzgün olmasıydı. Biyeyle v yaka çevirme biraz zorladı ama sonunda düzgün yapabildim. Tüm üst kısım biyeyle çevrildi. 


siyah_jile8 siyah_jile5 siyah_jile9siyah_jile7

tshirt-fresh company / jile-ben diktim / ceket-Gap (eski) / 
çorap-calzedonia (eski) / ayakkabı-shoetek

DİKTİKLERİM : Etnik Ceket

etnik_ceket1

Yaz sonunda aldığım etnik jakar kumaş için yuvarlak yakalı önü açık bir ceket hayalim vardı, sonunda başına oturup bitirebildim. Özellikle kol ağzındaki detayları tek tek dikmek oldukça fazla vakit aldığından klasik bir günlük projelerimin dışına çıktım. Bu ceketi dikmek üç günümü aldı.

etnik_ceket2

Creazion El İşi dergisinin 2015 Eylül-Kasım sayısındaki uzun ceket kalıbını kısaltarak kullandım. Kalıptan genel olarak memnun kaldım, kumaşım esnek olduğu için 36 beden çalıştım, bedeni tam oldu. Astarsız çalışmak istediğim için tüm iç dikişleri biyeyle temizledim. Bu da oldukça vakit alan işlerden biriydi ama sonucu iyi oldu. Kumaşın deseni etnik bir havadaydı ama sanırım desenlerin boyutu sebebiyle biraz yaşlı bir havası vardı, bunu kırmak için püsküller ve şeritleri kullanırken araya biraz da renk ekledim. Saks mavi ve pembe detayları sadece kol ağzında kullandım, yaka ve etek ucu detaylarını renksiz bıraktım.

etnik_ceket3

Yukarıda da yazdığım gibi en çok zorlayan ve vakit alan kısmı kol ağzına püskül ve şerit detaylarını eklemek oldu. Dar bir bölüm olduğundan makinenin altında çevirmek oldukça zorladı. Zaten yamukluklar gözüküyor fotoğraflarda. 

etnik_ceket4 etnik_ceket5

ceket-ben diktim / tshirt-shein / pantolon-frontrowshop /
 ayakkabı-adidas supercolor / çanta-zara(eski)

Mutfak Masası


mutfak_masasi_minder1

Tadilat sırasında mutfak ve salon arasındaki açıklığı alçıpan ile kapatmıştık. (İlk halini seneler önceki bu yazımda görebilirsiniz) Kesinlikle çok memnun kaldık, hem salon hem de mutfakta daha fazla yer kazandığımızı düşünüyorum. Eski açıklıkta yemek yemek için kullandığımız banko gidince mutfakta bir masaya ihtiyacımız oldu ve bir türlü bir şey beğenemediğimiz için en sona kaldı. 
Yine kulağı tersten tutup masadan önce demir ayaklı ahşap sandalyeleri ikea' dan almıştık. Onlar aylarca masa beklediler :)) Sonrasında Bistro ayak denilen alüminyum döküm ayaklardan bulduk. Özellikle göbekten ayak aradık ki sandalyeler masanın altına girdiğinde yer kaybetmeyelim. En sonunda mermer tabla ve bistro ayağa karar verdik. En beğendiğim mermer çeşidi olan Carrera' dan 60x90 cm lik bir tabla yaptırdık. Tablanın altına inşaat yapıştırıcısıyla 28 mm lik bir ahşap takoz yapıştırdık ve ayağı vidalarla bu ahşaba monte ettik. Genelde de mermer tablalar bu ayaklara bu şekilde monte ediliyormuş, ayağı aldığımız yerdeki adam anlatmıştı. 

Masadaki en büyük sıkıntımız mevcut radyatörün önüne gelmesiydi. Yüksekliği kurtaracak mı, sığacak mı derken, neyse ki hallettik. 

mutfak_masasi_minder3

Sandalyelerin hem biraz rahat olması hem de biraz yükselmesi için mindere ihtiyacı vardı. Tabii ki kendim dikmeye karar verdim. İlk defa bu tarz bir minder kılıfı dikeceğim için önce içine ne doldurabilirim diye düşündüm. Daha önce yaptığım minik yastıklardan gördüğüm kadarıyla boncuk elyaflar başta güzel duruyor ama sonra biraz çöküyordu. Ben de döşemecilerin kullandığı gri süngerlerden aldım.

mutfak_masasi_minder2 Başta bu 2cm lik süngerleri tek kat kullanacaktım ama o da gözüme az geldi, kılıfları diktikten sonra iki kat sünger geçirdim. Döşemelik -kir tutmadığını iddia ettikleri- bir kumaş kullandım ama yine de fermuarlı yaptım ki yıkanabilsin.

mutfak_masasi_minder4

Biraz Puantiye Biraz Payet

payet_puantiye1

Yapı market koşturmacalı bir günün alelacele çekilmiş fırtınalı fotoğrafları. Doğumgünü ayıma girdik en sevdiğim zamanlar olması lazım ama fazla soğudu sanki hava. Ben pastırma yazında doğmuşum, o garip günleri severim. Gerçi bu sene pek o sıcakları yapacak gibi değil havalar.