"Günün İşi" Serisi

Bir süredir instagram ve twitter' da o gün yaptığım işleri paylaşıyorum. Dikiş veya kendin yap (diy) projeleri olabiliyor bunlar. İşte son yaptıklarım :



Bauhaus' tan aldığım halatla yaptığım bileklik. Rengarenk olmasını çok sevmiştim.

Siyah üzerine beyaz at baskılı şifon kumaştan iki yanı yırtmaçlı yüksek belli maksi etek.



Son olarak da dün yaptığım kumaş boyama projesi.  Buradaki gömleğimin üst kısmını pembeye, alt kısmını yeşile boyadım. Ama yeşil boyada çok az tuttuğum için sarı gibi oldu. Bu sefer de kaynatmakla veya çamaşır makinesinde boyamakla uğraşmadım, sıcak suyla hazırladığım boyaya daldırdım.

Kumaş boyama ile ilgili yazılarıma buralardan : (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8) bakabilirsiniz.

Leopar ve Jean



Leoparı ne kadar sevsem de dar leopar pantolonlara biraz mesafeli yaklaşırdım her zaman, ta ki C&A' nın çocuk reyonunda bu pantolonu görene kadar. Artık çocuk reyonları sadece 34' lere değil 36, hatta 38 bedene bile hitap eder duruma gelmiş, tabii yeni nesilin çok iri olmasının da bunda payı büyük.

Ben yine de bir "leopar" parça olduğu için çok renk katmadan ve daha bol parçalarla kullanmayı tercih ettim.

Jean gömlek- LcWaikiki (eski)  / ceket-Beymen Club (çok eski) / ayakkabılar - Stradivarius (eski) / bileklikler - H&m, kendi yaptıklarım ve Nayad Bal

Yıldönümüne Çiçekli Etek


Dün 4. evlilik yıldönümümüzdü, klasik bir akşam yemeğiyle kutladık. Düğün için aldığım inci küpelerimi, kendi yaptığım suni incili kolyemi taktım. Bu yazımda da olan kendi diktiğim çiçekli kalem eteğimi giydim. Renklerine bayılıyorum bunun, bütün yazı geçirebilirim. (Pembe veya mavi bluz dikmem lazım yalnız buna)



Çanta-annemden kalma eski Ferre / ayakkabılar - Bambi / Bluz - Selucia (trendyol)

Yeni Ürünler : Çiçekli Küpeler



Bir süre önce yurtdışından getirttiğim malzemelerle sonunda yeni ürünlerimi yapabildim. Çiçekler resin, küpe aparatları ise gümüş kaplama.

Küçük olanlarda pembe, bej, mint, somon, turkuaz ve leylak olmak üzere altı renk var, büyük çiçek ise tek renk.

Hepsini www.lacheen.wordpress.com adresinde listeledim.


sipariş için mail : lacheenorg@gmail.com

Parlak Renkler



Pazartesi günü dönerken Forum' daki H&M e uğradık. Geçen yaz Nil' e aldığım herşeyi çok rahat giymişti, yine benzer şeylerden aldım. Bu yaz yürürken bolca düşüp kalkacağını hesaba katarak renk renk tayt aldım. (bebek taytları çok kaliteli ve dayanıklı, ayrıca fiyatı da çok uygun) Bunların üzerine ince kumaşlardan tunikler dikeceğim. Mavi spor ayakkabıya ise vuruldum resmen, topik ayağına da oldu.



Benim alışverişim bu kadar artık :) Düz pembe elbise. Zaten dikiş dikince insan mağazalardakini beğenmiyor. Beğense de kumaşını kumaşçıda görmüş oluyor, bir "ben bunu yaparım" tavrı geliyor ve elindeki her şeyi bırakıp çıkıyor. Sadece penyeler için durum değişiyor, iyi-güzel renkli penye bulursam alıyorum.



İpekyol' un yarışmasından kazandığım ayakkabılar sonunda geldi dün. Açıkçası artık geleceğini düşünmüyordum çünkü 15 günü geçmişti yarışma biteli. Neyse sağ salim ulaştılar.

Oyun Çocuğu Nilpot



Geçen yaz Assos' a gittiğimizde Nil daha 6,5 aylıktı, ilk dişini çıkarıyor ve ilk kez emekliyordu. Üstüne bir de mekan değişimi yaşamıştı. Uykusu tam anlamıyla kabustu. Evdeyken olan bütün düzeni bir anda bozulmuş, bütün gece defalarca uyanıp ağlayan bir bebek haline gelmişti. Benim için çok zor günlerdi. Bu arada ben de bu uyanmalarına yanlış davranmış (aslında bunun kalabalık bir evde olmanın da etkisi var, bir an önce susturmak için yapılmaması gereken ne varsa yapmıştım) ve çok küçükken kurulan düzenini bozmuştum. Bu düzen bozukluğu uzun zaman sürmüştü.
Bu sefer ise artık 15,5 aylık bir oyun çocuğu olarak yapması gereken şeyi yaptı; bütün gün koştu, oynadı. "Yürümeye başladığı zaman asıl zorluk başlıyor" gibi bir kanı var genel olarak, aslında pek de doğru değil veya çocuğa göre değişiyor diyebilirim. Nil çok hareketli, yerinde duramayan bir çocuk olmasına rağmen; basamaklar-çukurlar gibi engellerle karşılaştığı zaman kendini atmak yerine yavaşlayıp oradan geçmenin yolunu bulur. Eğer biz yakınındaysak tutunur, kimse yoksa ellerini koyup tırmanır. Ama bu da çocuğun yapısı; daha deli göz çocuklar var, onlarla daha yakın temas kurmak gerekiyor.

Bütün gün dışarıda olup çok hareket edince de yorulup uyudu tabii ki, hem de ses falan dinlemeden. Çoğu zaman yatağa yatırırken kucağımda uyuyakalarak.

Nil doğduğunda gazlı bir bebek olmadığı için bizim 0-6 ayımız cennet gibiydi. Emer, uyur, temel ihtiyaçlarını yapardı. 6 ay boyunca uykusu geldiğinde her yerde uyudu. Sonrasında zorluğumuz birden başladı ve çok şiddetliydi. "ilk" leri hep üst üste geldi, 7 aylık ayağa kalktı, yatağa yatıramadık. Devamlı ayakta durmak istiyordu. Ama 13 ayda ancak yürüdü :) 14. ayda bu yazımda anlattığım gece emzirmesini kestiğimizden beri hepimiz çok rahatız. Eğer gece emzirmesini kesmeme itiraz etseydi, sorun çıkarsaydı sanırım çok ısrarcı olamazdım ama kendisi de kesintisiz uyku istiyordu artık anladığım kadarıyla. Zamanı gelmişti, hiçbir sorun çıkmadı. O zamandan beri daha mutlu uyanıyor, daha rahat uyuyor. Bu ara biraz daha geç yatıp daha geç uyanmak istiyor, kendisi değiştiriyor düzenini.

Nil'in Tatil Günlüğü



İnstagram ve twitter' da paylaştığım fotoğrafların bir kısmıyla Nil' in tatil günlüğü :

1. Seyahatler ana kucağından kurtulduğumuzdan beri pek problem değil, uzun yolda tabii ki sıkılıyor ama araba koltuğunu genel olarak çok seviyor. Sleep Sheep de yanımızdaysa, çok daha iyi.

2. Assos' ta ilk günden itibaren babasının kamerası hep Nil' in üzerindeydi, gerçi alışık o :)

3. Kuzeniyle artık çok güzel oyun oynuyor, hatta birkaç kelime bile öğrendi üç günde. Evde tek başıma ona çok şey öğretemiyorum sanki ama insanlarla bir arada olduğunda daha kolay öğreniyor. Özellikle kendinden büyük çocuklardan.

4. Babasıyla bir örnek giyindiler. Nil' i pembe pembe giydirmeyi sevsem de erkek reyonundan da alıyorum bazı kıyafetlerini, bu da onlardan biriydi.

5. Geçen yaz olduğu gibi bazen gündüz uykusunu deniz kenarında pusetin içinde uyudu Nilpot.

6. Kuzeninin eski oyuncakları Nil için yeni hazinelerdi.

Assos: Çizgili Aşkı



Kısa bir tatil için Assos' a gitmiştik, cuma akşamı gidip dün akşam geldik. Güneşli bahar havası ve deniz kokusu hepimize çok iyi geldi. Şansımıza hava soğuk değildi, ilk gün olan rüzgar da sonra kesildi.

Uykusu ve yemeği bol, Nil' in  peşinden koşturması da bol bir tatil oldu.


Siyah-beyaz çizgili elbise (diktirmiştim) / jean ceket - boyamıştım / ayakkabı-converse 

Kumaş Boyama : Jean Denemesi



Senelerdir giydiğim bir jean ceketim var, hatta tam olarak üniversite ikinci sınıftayken almıştım. O zamanlar Terkos pasajına falan sık giderdik okuldan sonra, bir de jean pardesü modası vardı. Bir süre pardesü halinde kullandıktan sonra bir terzide kısalltırmıştım aynı sene. Yani en az on senedir dolapta bu ceket.

Ama bir süredir hem yeşilimsi kirli yıkaması, hem de yıkanmaktan solmuş rengi hoşuma gitmemeye başlamıştı, ne yapabilirim diye düşünürken kumaş toz boyalarıyla boyamak geldi aklıma. Tencerede kaynatmaya veya çamaşır makinesinde boyamaya üşendim açıkçası, bir de sadece rengini kırmak istediğim için suya bastırıp boyamayı seçtim. Yarım kalmış orta mavi renginde toz kumaş boyası, biraz fikse, bir kaşık da tuz ekledim. Yarım saat boyunca arada karıştırarak beklettim, durulayıp makinede yıkadım. Arada hafif hareler olsa da istediğim gibi oldu. Tabii jean bu hareleri kaldırıyor ama başka kumaşlarda pek de güzel durmazdı.



Suya bastırarak boyama, bu şekilde renk kırmak, solmuş renkleri yenilemek için kullanılabilir. Büyük renk değişiklikleri için aslında çok tavsiye etmiyorum ama denenebilir de, bu elbisemi o şekilde boyamıştım. Dikkat edilmesi gereken birkaç şey var :

- Boyanacak giysiyi/ kumaşı mutlaka önce ıslatın, her yeri ıslansın.

- Boyayacağınız alan mümkün olduğu kadar büyük olsun. Çok büyük bir kova, küvet olabilir.

- Boyayı sıcak suyla eritip kovanın içindeki sıcak suya ekleyin. Tuz ve fiske koyun.

- Boyayacağınız giysiyi / kumaşı ekleyin ve arada karıştırın. Toz kumaş boyaları cildi hemen boyar, mutlaka eldiven kullanın.

- Bir- iki saat bekleyip (kumaşa göre yarım saatte de renk alabilir, benimkinde olduğu gibi) durulayıp yıkayın.

- Olay mahalini temizlerken :)) toz kumaş boyası vitrifiyeden, plastikten kolay çıkar ama tekstil ürünleriyle temas etmişse geçmiş olsun :)

Saks Mavisi Elbise



Yine bir "dün diktim, bugün giydim" projesi daha :)) Bu elbisenin kalıbını şubat ayı Burda' sında gördüğümden beri dikmek istiyordum ama çok parçalı olduğu için üşenmiştim açıkçası. Sonra geçen gün bu saks mavisi jarse kumaşı evde bulunca kalıbı çıkardım. Kalıp çıkarmak dikmekten daha zordu diyebilirim, bir sürü parçayı çizmek baya vaktimi aldı. Pazartesi akşamı kalıbı çıkarıp kumaşı biçtim, salı günü diktim, çarşamba günü yani dün de giydim :)



Kalıpta eteğin son parçasını yapmadım artık sıkıldığım için, o bölüm parçasız oldu. Bir de omuz plilerini çok anlamlı bulmadım, onları da atladım. Elbisenin yaka kısmı çok kapalı olsa da kumaş jarse olduğu için aslında arkadaki fermuar çok da gerekli değil, dıştan metal dişli fermuarı biraz görüntü için eklemişler. Ben daha kısa gizli fermuar kullandım. Yakanın pervazlı olması rahattı, güzel bitiş sağlıyor. Kumaş jarse olduğu için yan dikişleri yine esnek dikişle yaptım. Kolları ve etek ucunu çift iğneyle diktim.



Ayakkabıları geçenlerde Zara' da görmüş ve bayılmıştım, hatta twitterda da paylaşmıştım. Sonra eşim sürpriz yapıp almış bana ertesi gün. Tamam, ısrarla kendisine gösterip numaramı da söylemiş olabilirim :)) Çanta uzun zaman önce yaptığım suni yılan derisi portföyüm, neden bilmiyorum çok seviyorum kendisini. (Yapılışını burada anlatmıştım çok uzun zaman önce) Fuşya ceket ise Forever New' dan, iki sene önce almıştım.

SBM' den Puanli Çocuk Elbisesi



Sanal Bebek Mağazası ürünlerine yeni elbiseler ekledi. Nil' e gönderilen pembe- beyaz puanlısıydı ama pembeden sıkılan anneler için lacivertlisi ve bolerolusu da var. İçi koton kumaşla astarlanmış, yaz aylarında çocuğu terletmeyecek cinsten, üzerinde de puanlı tül kumaş var. Açıkçası benim için astar çok önemli, hep yazıyorum piyasada bebek-çocuk kıyafeti diye satılan ürünlerde polyester astar kullanılmasından hiç hoşlanmıyorum. Hele ki elbise gibi tene değecek ürünlerde, o yüzden bu elbiseleri çok sevdim.
Eğer elbise arayışındaysanız sanal bebek mağazasından sadece size özel bir avantaj da var, 23 Nisan' a kadar vereceğiniz elbise siparişlerinde NILVELACIN kodunu kullanarak %15 indirim alabilirsiniz.

Bu arada bedenler küçük, Nil' inki 90 beden. 80 bedeni 6 aydan sonra, 90 ise 1-1,5 yaş gibi düşünülebilir.


Mint/Nil Yeşili Örgü Bluz



Bir önceki yazımda askıdaki halini yayınladığım mint yeşili örgü bluzu giydim bugün. Beyaz jean ve beyaz converselerle kullandım.

Bu bluzun çıkışı aslında Zara' daki bu örgüydü, ama tabii karar değişiklikleriyle bambaşka bir şey oldu. Daha önce yazmıştım ama sorular geldi, tekrar yazayım, kullanılan ip Nako' nun pırlanta serisindeki 2587 numaralı renk.



Nil' in sıkıştırılmış hali. Aynı yerde çekilen -11 ay önce yazdığım- bu yazımdaki fotoğraflara bakınca zamanın nasıl geçtiğine inanamıyorum.

- O zaman Nil 4,5 aylıktı, şimdi 15,5 aylık

- Keltoş olmasından şikayet ediyordum, şimdi uzayan saçların gözüne girmesinden :)

- O zaman istediği şeye yuvarlanarak ulaşıyordu, şimdi koşarak

- Ben o zamandan beri iki kilo daha verdim, Nil dört kilo aldı :))

Biraz Örgü Biraz Çizgili



Sonunda burada ve şurada bahsettiğim örgü bitti. Sağolsun annem bitirdi :) Örnekte selanik örgü kullanılmıştı ama ipi çift kat kullandığımız için selanikten vazgeçtik. Üç ters bir düz örerek bir model oluşturduk, annem reglan kol kullanıp yaka ve kol ağzına tek kat ip ve daha ince şişle lastik ördü.  Örülmüş parçaları alıp reglan kol için parçaları şifondan kestim ve makinede birleştirdim, annemle ortak çalışmamız böyle bir şey oldu.



Bu yazımdaki taba-ekru kumaştan yaptırdığım kısa kollu elbiseyi sevemediğim için kestirip kalem etek yaptırdım. Bir de bu yazımdaki maksi elbisemi uzun zaman önce etek haline getirmişim, sonunda da diz altı kalem etek yaptım. Terziye götürmedim bu sefer, yan dikişleri esnek dikişle bel lastiği tüneli ve etek ucu dikişlerini çift iğneyle yaptım.

Rosacea Yeni İlaçlar



Geçenlerde twitter'da cilt doktoru önerileri toplamıştım, özellikle bana Anadolu yakasında olanlar lazımdı. Birkaç ünlü doktor adı verildi ama randevuları o kadar dolu ki onlara gidemedim. Bulabildiğim randevusuz çalışan ama nispeten daha az kalabalık bir doktora gittim çarşamba günü.

Bu doktor da bakar bakmaz akne rosacea dedi. Ki benim umudum iki sene önce yanlış teşhis konulmuş olmasıydı, doğru teşhismiş. Ama bu seferki doktor sebebini açıkladı. Genelde 40lı yaşlardaki bazı hassas ciltler kendi yağ bezelerinin içindeki parazitleri birden yabancı olarak görüp onlara karşı savaş açmaya başlıyormuş, bunları dışarı çıkartmak için bombalama yapıyormuş, bu da pütürler ve benimki gibi iltihaplı sivilceler oluşuyormuş. Benimki hamilelikte başladığı için hormon değişimlerinin buna sebep olduğu düşünülürmüş.

Maalesef en kötüsü eski doktorlarımın da söylediği gibi bunun kronik olması yani kurtulmak mümkün değil. Ama bu şekilde akneli halde de tutmak iyi değilmiş (buna atak dönemi diyor) yoksa cilt bu kısımlara kendini korumak için kılcal damarlar örmeye başlarmış. Atakları çok geçirmemem gerekiyormuş, bu şekilde tedavisiz gitmem iyi değilmiş. İlaçsız sadece kremlerle bunu geçirmek mümkün değilmiş, öncelikle o parazitleri temizleyecek ilaçlar kullanacakmışım. Ama bu parazitler havadan, sudan yine benim yüzüme geleceği için cilt yine aynı tepkiyi verecekmiş, bu yüzden kronikmiş zaten :(



Bir hap, bir ilaç krem ve çinko içeren bir bakım serisi kullanacağım bir süre. Hap alacağım için emzirmeyi bırakmaya bile razıydım ama çocuk doktorumuz artık az emzirdiğim için devam edebileceğimi söyledi. Bu seferki tedavi kırmızılıktan çok akneleri söndürmeye yönelik, on gün sonra kontrole gideceğim bakalım.

EKLEME (17.02.2017) Son güncel yazı için buraya bakabilirsiniz.

Gölette Nil



Pazar günü eve dönmeden önce Bahçeşehir gölete de bir uğradık. Senelerdir gitmiyordum, tabii biraz bozulmuş geldi bana ama yine de çimlerde yuvarlanmak için hala ideal bir yer :) Nil de bayıldı açık havada koşturmaya.

Beş sene önce nişan fotoğraflarımızı kardeşim yine aynı yerlerde çekmişti, garip geliyor insana.




Dayısı ve Fıstık' la beraber ördeklere ekmek attılar, çimlere yayıldılar, babasıyla poz bile verdi Nilpot.

Bu çocuk tabii ki evde durmak istemiyor, dışarıda çok mutlu çünkü.

Sarı Yakası Zımbalı Gömlek



Cumartesi akşamı Nil' i anneannesine bırakıp çıktık. Geçenlerde twitter ve instagram' da da paylaştığım yeni modifiye ettiğim gömleğimi giydim. Sarı gömleğin yakasına ayaklı zımbalar ekledim. Yakanın tümüne seyrek şekilde uyguladım, yalnız yakanın uç kısımlarında daha yoğun kullandım.

Siyah eteği yılbaşı için dikmiştim.

ayakkabılar-Stradivarius (eski) kolye-H&M (eski) çanta-trendyol olabilir? (eski)

Nil ve Hov



Cumartesi annemlere gittik, akşama programımız vardı, pazar günü de döndük. Nil annemlerin köpeğü Fıstık' ı görünce mest oluyor. Fıstık da Nil' den köşe bucak kaçıyor, çünkü bizimkinin ElMyra' lığı tutuyor bazen. Hayvanın boynuna sarılmak istiyor, cici yaparken yolabiliyor, gözlerini merak edip parmağını uzatıyor.

Nil' in ilk yakın temasta olduğu hayvan Fıstık olduğu için gördüğü tüm hayvanları "hov hov" olarak nitelendiriyor uzun zamandır. Kediler "hov hov" kuşlar yerde yürüyorsa yine "hov hov". Bizim sitenin etrafındaki sokak köpeklerinin peşinden koşuyor her dışarı çıktığımızda, inşallah bu sevgisi hep devam eder.


Köpekleri bu kadar sevince ben de bulduğum her köpek figürlü tshirtü alıyorum, bunu sanırım limango' dan almıştım ama kampanya adını hatırlamıyorum. Geçenlerde Hemis' te gördüm kısa kollu, onu da aldım. Pembe etek aslında küçük beden, çok uzun zamandır giyiyor. Lastikli olduğu için bir süre daha giyer onu. Ayakkabılarını LcWaikiki' den bulmuştum, öyle uzun süre giyilmez de işte kısa süreli giydirmek için şeker bir ayakkabı.

Çiçekli tokalarını anneannesi almış H&M den. Bunun koyu pembesi de vardı, bir de krem rengi oldu. Bu ara toka takmak çok büyük sorun, farkederse hemen çıkarıyor. Önleri çok uzadığı için de gözüne giriyor, ancak kafasını geriye atıp etrafı görebiliyor :) Kahkül kesmiştim bir kere, uzasın diye bekliyorum şimdi.

Eflatun-Yeşil "Chanel" Ceket



Diktiğim Chanel ceketin açılışını haftasonunda yaptım. İlk kullanımım beyaz tshirt+jean leydi. Kibar bir elbiseyle de uyum sağlar ama ben böyle tarzların karışmasını daha çok seviyorum.

Kenar şeritlerinin nasıl yapıldığıyla ilgili soru gelmişti yorumlarda, ben Burda dergisinde anlatıldığı gibi yapmadım.
Öncelikle 4 cmlik şeritler kestim. (Yakadakiler enine, kol ağzındakiler boyuna. Renkler o yüzden farklı) İki tane ön açıklık ve yakayı dönecek uzunlukta, dört tane de kol ağzı çevresi kadar. Sonra bu şeritlerin tam ortasından geniş ama sık ayarlı (2 gibi) zigzag dikiş geçtim. İki yanından uzunlamasına gelen iplikleri çekip çıkararak püskül haline getirdim. Bu iplik çekmeyi ortadaki dikişe kadar devam ettirdim. Daha dolgun olsun diye iki kat halinde cekete elde diktim. Şeritin üzerine de yuvarlak ve kare şeklinde boncuklar diktim.

Püsküllü şeritleri yapmak için parça keserken düz olmasına dikkat etmeniz gerekiyor yoksa iplikler birbirine takılıp çıkmıyorlar. İlk kestiklerimde çok hafif bir yamukluk vardı, olmadı. Yenilerini kesim matında demir cetvel ve rulet bıçak ile kestim, çok düzgün oldular.

Üç Şey



1. Sonunda ilk Chanel ceketimi bitirdim. Ceketin yaka, ön açıklık ve kol ağzını kumaştan iplik çekerek yaptığım şeritle süsledim önce. (daha dolgun olsun diye çift kat şerit kullandım) Sonra da üzerine boncuklar diktim. Bu ceketlere havayı kesinlikle bu püskül püskül gözüken şeritler veriyor, o yüzden "atan" kumaşlarla çalışmakta fayda var.



2. Aslında hiç oyun insanı değilimdir, bilgisayarda oyun oynamak bana pek de yakın gelmez. Ama telefondaki oyunları seviyorum. Bir ara Angry Birds' e takılmıştım şimdi de Draw Something bağımlılığı başladı. Bu oyun için süper çizim yapmanıza gerek yok, genelde herşey çöp adamlarla anlatılıyor zaten.

Benim çizdiğim kelimelerden ikisi: Titanic ve Dj. İkisini de bildi karşımdakiler :))



3. Siparişler için terzime gidip geliyorum bu ara. Kendime de birşeyler yaptırıyorum tabii. Pazardan aldığım penyelerden yaptırdığım elbiseler bunlar.Özellikle penye-jarse gibi kumaşları diktirmeyi tercih ediyorum, ne kadar penye iğnesi kullansam da bitişler için kullanılan reçmeyle bizim makinelerdeki çift iğne tam olarak aynı şey olmuyor bence.

Siyah-beyaz geniş çizgili güzel penye bulmak ne kadar zor olabilir? Bence çok zor, ya ince çizgililer var ya da penyeleri iyi değil. Her mevsim bu ende çizgilileri çok giydiğim için bu truvakar kol, dar olmayan diz üstü elbise süper oldu.

Taba-ekru olandan ise pek emin değilim, sanki elbise haline gelince çirkin gelmeye başladı gözüme. Koltuk altından kesip etek yapasım var :))

Taze Bileklikler



Bileklik takmayı çok seviyorum ama piyasada hayalimdeki gibi birşeyi her zaman bulamıyorum. O yüzden de uzun süredir kendi bilekliklerimi yapıyordum. Biten sekiz taneyi de satışa sunuyorum. Sevmediğim şey olan "bağlayarak kapanma"dan kurtulmak için farklı aparatlarla çalıştım. Bir kısmı çıtçıtlı, bir kısmı tokalı, bazıları da kancalı.

Aslında aklımda başka şeyler de var. Onlar için malzemeleri yurtdışından sipariş ettim, gelmesini bekliyorum.

Yaptıklarımı dükkan' da listeledim. Buradan bakabilirsiniz.


Beğendiğiniz ürün için lacheenorg@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Android için Instagram



Android işletim sistemi kullanan cep telefonlarında fotoğraf çeken/editleyen ve paylaşan uygulamalardan Vignette ve Man with Camera ile idare ediyordum aslında. Ama kabul edelim Apple' ın meşhur uygulaması instagram' ın androidde olmaması büyük eksiklikti, çünkü muadilini yapamadılar. Ha geldi ha geliyor gerken androide de instagram gelmiş bulunmakta. Ben biraz geç öğrendim, dün akşam twitter' daki arkadaşların dürtmesiyle öğrendim diyeyim :))

Bu arada hala markette gözükmüyor, telefonunuzda instagram' ın sitesine gidip öyle indirebiliyorsunuz. (Hersheyler' in yol göstermesiyle :))

lacintenel diye bulabilirsiniz beni :))

Sarı Ürünler



Geçenlerde yazdığım sarı ürünler tamamlandı ve görücüye çıkıyor :))

Bunlar kendime yaptırdığım prototipler, isteğe göre üretilebilecekler.

İlki sarı peplum bluz (başka renklerde de yapılabilir) Peplumlar kalem etek veya dar pantolonlarla çok yakışıyor. Karın bölgesi fazlalıklarını da gizliyor.

İkincisi ucu dilimli etek. Bunun açık pembesini de yapabiliyorum.

ikisini de buradan inceleyebilirsiniz.

Tamirci Çırağı Tulumu



Bu tulumu ne zaman giysem aynı şarkı aklımda döner durur : Cem Karaca' nın Tamirci Çırağı şarkısı. Çok severim şarkıyı ama ne kadar hüzünlüdür, hele ki dönemi itibariyle.

"Ayağında uzun etek, dalga dalga saçları...
Ustam seslendi uzaktan oğlum al takımları"


ve nakaratta :


"İşçisin sen işçi kal, giy dedi tulumları"


Neyse, Mango Outlet' ten kışın aldığım bu tulum ince flanel kumaşıyla sıcak tutuyor ve rahat tek parça giyinip çıkmak için ideal. Biraz kilolu gösteriyor o yüzden topuklularla giymek lazım ama akşam Sıla konserinde olacağımız için dolgu topuklu rahat botlarımla giydim. İyi ki de öyle yapmışım, arkadaşlarla çok yürüdük.



En soldaki kalın bileklik yeni yaptıklarımdan, hala deneme aşamasındalar. Tam istediğim gibi olana kadar denemeye devam ediyorum. Zincirli olanı da ben yaptım, turuncu makrame ipiyle birleşiyor. Altın rengi olan H&M' den.