Kokeshi Biblolar


Ayakkabı boyamada çizdiğim Kokeshi bebekleri The Woo mağazasında gördüğümden bahsetmiştim. Dün Palladium' daki The Woo' da indirim olduğunu görünce bu Kokeshi biblolardan üç tane aldım. Bir tanesini büyük diğerlerini küçük boy seçtim.

Çok şeker değiller mi ama, 
bakıp bakıp duruyorum.

not : Evime biblo alacağım hiç aklımdan geçmezdi :))
Biblo deyince insanın aklında başka şeyler canlanıyor çünkü...





Kırık Dökük Takı Tezgahından Parçalar

Bugün uzun süre sonra pazara gittim, bir saat dolanıp çıktım. Hava yağmurlu olduğunda pek keyifli olmuyor maalesef. Bazı tezgahlar yoktu zaten.


Ben yine kumaşları topladım, birkaç parça tshirt buldum. Bir de ikinci elcilerin o taraftaki kırık dökük takı tezgahından birkaç parça aldım. Aslında çok hoş küpeler falan oluyor ama mutlaka ya kırık ya bir tarafı eksik, zaten fiyatları da o yüzden 1 TL :)
- Boncuk kolyelerin renklerine bayıldım; somon, beyaz ve yeşil renginden aldım. (Bunlar sağlamdı)
- Siyah olanlar küpe, tahmin edebileceğiniz gibi arkası kırık. Küpe aparatı takılacak veya yapıştırılacak.
- Çingene küpelerden ise bulunca iki rengini aldım. Bunlara da klipsli küpe aparatı yapıştırmak lazım. Bir de belki ortasına bir taş güzel olur.

Bu şekilde bir şeyler bulmayı çok seviyorum. Mağazalarda, kumaşçılarda ve pazarlarda ne kadar saklanmış olursa olsun farklı şeyleri bulurum. Karıştırıp bulmak daha çok hoşuma gidiyor.

Bugün fotoğraf makinemi çok seviyorum :)



Flashdance Tshirt ve Yeni Karalamalar


80' lerdeki en meşhur filmlerden biri olsa gerek Flashdance. Hem 80ler modası hem de disko müzikleri konusunda bence efsane. Bol tshirtler, tozluklar hep bu filmle hatırlanır. 
Hele ki meşhur şarkısı : what a feeling...

(Geçenlerde MTV' de izlediğim America's Best Dance Crew isimli dans yarışmasında Flashdance temalı bir koreografi hazırladı bir grup. Yani neredeyse üzerinden 20 sene geçmesine rağmen hala etkileri sürüyor.)

Bu filmden bir karenin olduğu bir tshirt buldum dün Peros' ta, yeni ürünler gelmiş sanırım baya doluydu. (Optimum Peros' tan aldım) Benim gibi 80lerin detaylarını sevenler bakabilirler.
Dün bir de yeni çizimler yaptım. Bu ara takıldığım üç parça var:
1. Çiçekli korse tarzı bluz
2. Fuşya ceket
3. Tarçın rengi paper-bag tarzı (beli büzgülü gibi) duran havuç pantolon
Önce kumaşları ayarlayıp kalıplarını çıkarayım, son işlemleri terzim yapacak. Özellikle ceket için.

Kakao Kremalı Cupcake (Muffin)


Dün akşam geleneksel Aşk-ı Memnu gecesi yapacaktık arkadaşlarla, ama işleri çıktı gelemediler. Aslında artık bu geceleri tekrar düşünmek lazım dizi baya sıkmaya başladı. Neyse, onlar gelecek diye cupcake yapacaktım, gelmeyeceklerini haber alınca vazgeçtim. Ama birkaç saat sonra aklıma düştüler :) kalktım yarım ölçü yaptım. Hazır ürünler kullandığım için çok az zaman aldı. 
- Farina Bella Sade Muffin
- Katsan Kakaolu Pasta Kreması 
Süsleme için :

Muffin karışımının yarısını kullandım ve içine damla çikolata ekledim. (Tabii ki ekleyeceğim malzemelerin de yarısıyla beraber) Aklınızda olsun, 5 kişilik size yeterliyse paketin yarısını kullanabilirsiniz, çok da güzel kabarıyorlar. Aynı şekilde pasta kremasının da yarısını kullanıp pişen keklerin üzerlerini süsledim.
(Yalnız biraz daha soğumalarını beklemem lazımmış, krema sıktığım şekilde kalmadı kek sıcak olduğu için)
Çocukları olanlar için Dr.Oetker' in süsleme glazürünü tavsiye ederim. İçinden dört renkte hazır glazürlü tüp çıkıyor, çok değişik süslemeler yapılabiliyor. Çocuklarla aktivite yapmak için ideal olmalı.

not : Bu keklerin isimleri konusunda kararsız kaldım. Aslında keklerin ismi muffin ama süslenince cupcake oluyor diye duymuştum, yanlışım varsa düzeltin arkadaşlar. Gerçi çok da farkeder mi bilmiyorum : süslü minik kekler desem de olur sanırım :)

Strawberry Alışverişi : Estee Lauder, Benefit ve Clarins


Geçenlerde yaptığım Strawberry alışverişi sonunda geldi. 
- Estee Lauder 14 parçalık Set : Maalesef satıştan kaldırılmış, linkini veremiyorum. Güzel bir setti içinde :
fırçalı mürdüm rengi ruj, lacivert göz kalemi, krem deneme boyu, üç adet makyaj fırçası, oje, 5 adet bronzlaştırıcı mendil, iki adet pure pops parlatıcı var. ( Bronzlaştırıcı, oje ve parlatıcıları kullanmayacağım için kaldırdım belki sonra gitti gidiyorda listeleyebilirim)
- Benefit Lyin' Eyes Kapatıcı : Evdeki kapatıcıların hiçbirinden memnun olmayınca ve Benefit markasıyla tanışmak isteyince bunu aldım. Elimde dokusunu denedim, güzel gibi. Kullandıktan sonra yorum yapmak lazım sanırım. 
- Clarins Summer Fever Parlatıcı : Turuncu :)) Hersheyler' in bu yazısından sonra almıştım, pembesi maalesef kalmamıştı. 

(Altta soldaki fotoğrafta parlatıcıların renklerini göstermek istedim, acele fotoğrafla tam belli olmadı ama turuncu ve mürdüm işte :))

Leopar Tunik ve Siyah Şalvar


Aylar önce diktiğim leopar tuniği dün tekrar giydim. Bu sefer siyah şalvarla. 
Şalvarları birçok insan beğenmez; ama ben makul düşüklükte olduğu zaman beğeniyorum, topuklu ayakkabıyla giyildiğinde çok da şık duruyor. Hele ki benim gibi bir dönem dar kıyafetler giymemeniz doktor tarafından tembihlenmişse şalvar şık olmanın dışında kesinlikle çok rahat.

Siyah deri ceketi aldığımdan beri her şeyle giyiyorum çok kullanışlı.  Osmanlı yüzüğü de taktığım fotoğrafı çekebildim sonunda, bu ara yine yüzüklere düşkünlüğüm başladı. 
Ayakkabılar ise kendime doğumgünü hediyemdi :)


Markafoni' de Steve Madden

Bugün Markafoni' de Steve Madden, JLo, Casa Rossi, Irregular Choice gibi markaların da içinde bulunduğu bir satış başladı. Özellikle Steve Madden için bol seçenek var. Casa Rossi uygun fiyatlı olduğu için birkaç modeli tükendi bile. Benim sabırsızlıkla beklediğim Irregular Choice ise eski iki-üç modelden ibaret olduğu için hayal kırıklığı oldu.

Davetiye isteyen kaldıysa mail atabilir : lacheenorg@gmail.com



Ekose Kimono Gömlek


Ekose sevdiğimi daha önce bu, bu ve hatta şu yazımda tekrarlamıştım. Bu morlu-yeşilli ekoseli kumaşı da yine "artık mor giymeliyim" diye sayıkladığım anlardan birinde almıştım. Sonra da basit bir kalıpla kestim ve diktim ama etek uçlarına ne yapacağıma karar veremedim ve uygun bir zamanda bakılmak üzere kaldırdım. Bu uygun zaman için yaklaşık üç ay geçti :))
Bu kadar uzun zaman geçtiği için de hangi kalıbı kullandığımı unuttum, 
büyük ihtimalle alakasız birşeyi kullanıp modifiye etmişimdir. 
Etek uçlarına mor koton biye döndüm. Koton biye bulmak zordur, dikiş dikenler bilir. Hep o saten biyelerden karşınıza çıkar. Koton biye bulursanız şans eseri, depolayın. Yani ben öyle yapıyorum en azından, çünkü çıkan sonuç daha güzel oluyor bana göre.
Biyeyle model de uyumlu oldu. Şimdilik kuşak dikmedim, kemerle kullandım. Ama mor bir kuşak da hoş olur sanki...


Fotoğraflar Kartalkaya' da kaldığımız otel odasından. 


Kartalkaya


Cumartesi gittiğimiz Kartalkaya' dan sonunda dün gece döndük. Sadece ikinci günü birkaç saat kayabildim. (Geçenlerde geçirdiğim bir rahatsızlıktan dolayı terlememem gerekiyordu, ama yine de dayanamayıp çıktım) Kaydığım zamanda da şansıma ince dolu yağışı vardı, özellikle liftlerden çıkarken çok zorladı. Yanımda maske de olmadığı için çok dayanamadım otele döndüm.
Ama beraber gittiğimiz grup gayet iyi kaydı, akşam da kar yağmasıyla ertesi gün çok daha güzel oldu. Bu ara sanırım pistler son güzel zamanlarını yaşıyor, kayak tutkunları imkan yaratsınlar derim. 

Spor Ayakkabı Boyama-Pimp My Sneaker :)

Aslında herşey Nil' in Reebok' larıyla başladı. Rengarenk Reebok' larıyla yapılan çekimlere bayılmıştım. Sonra bu boğazlı diye tabir edilen "hi" tarzdaki spor ayakkabılar favorim oldu. Yabancı sitelerde çeşitli modeller buldum; tavuskuşu tüyü desenli, Hello Kitty' li vesaire...Son nokta ise Siu' nun bu şirin ötesi ayakkabılarıydı.


Bir süre önce boyamak için aldığım düz bir spor ayakkabıyı boyamaya başladım birkaç gün önce. Geçen yazımda da belirttiğim gibi boyamak için asetat kalemi ve gümüş renkli yine permanent bir markör kullandım. Kokeshi bebekleri çizerken önce kurşun kalemle deneme yapıp sonra kalemlerle üzerinden geçtim. Bütün çizim ve boyamayı bitirdikten sonra da daha sağlam olması için vernik olarak Mod Podge Outdoor adlı ürünü kullandım.


İki sene önce yaptığım ayakkabı boyama projesinde akrilik boya kullanmıştım.
 Buradan bakabilirsiniz.

EKLEME (22.02.10) : Hala şehir dışında olduğum için zayıf internet bağlantısıyla bir süre bağlanıp yorumları onaylamakla yetiniyorum. Soruları da tek tek cevaplayamıyorum ama buraya ekleme yapmak istedim.
Mod Podge adlı ürün dış mekan için özel bir vernik diyebilirim. Yani suya karşı dayanıklılık sağlıyor. Gerçi zaten hepinizin bildiği üzere asetat kalemleri de hiçbir şekilde sudan etkilenmez. Sadece o kalemlerle bıraksaydım da olurdu ama biraz daha korumalı birşey olsun istediğim için Mod Podge da kullandım.

Japon Figürleri İlham Kaynakları

Geçen yazımdaki kalemlerle boyamaya başladım, hatta baya az kaldı bugün biter diye düşünüyorum. Haftasonu da fotoğraflayıp yayınlarım. Hiçbir kalıp veya çizim kullanmadan serbest elle boyama yapıyorum ama her yeni yapacağım projeye başlarken yaptığım gibi önce bir güzel araştırdım. 
Önce temayı belirledim : Japon ahşap bibloları figürleri olacak. Biraz geishavari, biraz doğadan öğeler içerecek ve mutlaka çok renkli olacak.
Bu da benim ilham panom :



1. Cherry Blossom : Japon kiraz çiçeği. Ve bir de yelpaze
2. Katsushika Hokusai' nin Great Wave tablosu : Sadece dalga şekli için ilham aldım.
3. 4.  Kokeshi bebekleri : Bu ahşap bebeklerin her biri Japon kültüründe bir karakteri temsil ediyor. Özellikle hediyelik eşya olarak satılıyor. Oldukça yalın (bizim hacıyatmazlara benzeyen) figürleri var. Saç modelleri ve kimonoları değişik renklerde olabiliyor. Bazılarının kolları ve elleri var bazılarının ise yok.
Kokeshi' lerin Rusların Matruşkalarının ataları olduğunu biliyor muydunuz? Ben öğrenince çok şaşırdım.

Kokeshi bebeklerini beğenenler, evinde bu şirin şeyleri sergilemek isteyenler 
adresiniz The Woo mağazası olsun. 
Palladium' daki mağazada geçen gün gördüm, renk renk Kokeshi' ler var.

not 1 : Japon bebekleriyle ilgili bilgilerin bir kısmını edinmemde yardımcı olan Hesi' ye teşekkürü bir borç bilirim :)
not 2 : Bu yazımdaki kolyelerde de aslında aynı bebeklerden yapmıştım ama adını o zaman bilmediğim için belirtememiştim :)

"Renkli Yapraklar" Tshirt Süslemeleri


Bir önceki yazımda bir kısmı gözüken tshirt bitti, yanına kardeşleri de geldi.
Sanal dükkanda ve pasaj sayfamda listeledim.

Yine Yapraklar ve Yeni Bir Proje İçin Kalemler


Dün elimdeki penye ve jarselerle oynayıp ilk fotoğraftaki sonuca ulaştım. Bu da satışa sunulacak ama önce yanına kardeşlerini yapacağım bir de kendime bir versiyonunu.
Yeni bir proje var aklımda, şöyle ipucu verebilirim: her tarafı aradım taradım ve zevkime uygun bir şey bulamadım ben de düzünü alıp üzerini boyamaya karar verdim. Bu kalemler de (asetat-cd kalemi diye geçer) o proje için. Boyamalardaki figürleri de dün gece netleştirdim :) Bakalım nasıl olacaklar...

Camilla Belle=Güzellik


Güzellik tabii ki göreceli bir kavram ama bazı güzellikler herkes için geçerli olabiliyor. Orantılı hatlar ve makyajsız da güzel olabilme yani doğallık herhalde beğeniyi arttırıyor. 
Camilla Belle benim için bu güzellik kavramı içinde oldukça üst sıralarda yer alıyor. Gerek seçtiği kıyafetler gerekse makyajı ile bir tarzı olan ve bunu yansıtan bir oyuncu. Canlı renkleri çok daha iyi taşıdığını düşünüyorum, fotoğraftaki pembe Marchesa elbisesi gibi mesela. 

[Camilla Belle kimdir, hangi filmlerde oynamıştır diyenler için burası bakılması gereken adres.]

Alice+Olivia Mor Elbise



Alice + Olivia' nın sonbahar 2010 hazır giyim koleksiyonunda rastladığım bir elbise bu. Sanırım herkesin kendine yakıştıramadığı/giyemediği bir renk var, benimki de mor. Rengin kendisini çok sevmeme rağmen taşıyamıyorum sanırım. Dolabımda toplasam ya iki ya da üç parça mor vardır. Aslında iki elbise de dikmiştim, belki koyu mor daha giyilebilir benim için.
Ama bu elbise çok hoş, üst kısmı düz renk ve sade, etekleri ise renk renk ve parçalanmış havası veriyor. Etek bölümü tek olarak bile giyilebilir bence.
Benim yıldızım barışmayan renk mor, sizin giyemediğiniz renk hangisi?

Elvin Tekstil : Farklı Perdeler

Bir süre önce Elvin Tekstil ürünleriyle tanıştım. Blogumda fazla değinemesem de bazen mimar tarafım ağır basıyor, yeni ve farklı dekorasyon ürünleri ilgimi çekiyor. 
Elvin Tekstil de genelde yurtdışına ihracat yapan 50 senelik bir firma. Son 22 yıldır da perde üretimi yapıyor. Ürünleri birçok ülkenin lüks otel ve konutlarında kullanılıyor.



En sevdiğim yönü ise tasarıma çok önem vermesi. Perdelerde farklı kumaşların kullanımı konusunda birçok ilke imza atmış, böylece 2008' de Red Dot tasarım ödülünü almış. Bir de çevre dostu bir ürün çıkarmışlar, Green Guard adını verdikleri yıkama gerektirmeyen perdenin özelliği şöyle anlatılıyor : 

Gün ışığı ve gün ışığına eşdeğer suni ışık altında ortamdaki oksijen ve su buharını kullanarak üzerinde oluşan yağ, çay, kahve, şarap, meyve suyu ve sigara isi vb organiklekelerin herhangi bir yıkama işlemine tabi tutulmaksızın kumaş yüzeyinden uzaklaştırılması ile kumaşın kendi kendini temizlenmesini ve ortamın havasının temizlenmesini sağlayan, antimikrobik özelliğe sahip GREEN GUARD, Elvin Tekstil Laboratuarlarında geliştirilen patentli bir üründür. Yurt içi ve yurt dışında benzeri bulunmamaktadır.

Green Guard ürünleri ile de yine 2008 yılında Elle Decor dergisinin düzenlediği Uluslararası Edida Tasarım yarışmasında kumaş kategorisinde Türkiye 1.si seçilmiş.


Elvin Tekstil' in Elvin, Chanan Designs, Sade ve Elvin Kids diye dört koleksiyonu bulunuyor. Ürünleri Modoko' daki Prestij Tekstil' de görme fırsatı da yakaladım. Özellikle Chanan' daki bazı ürünler klasik ve dömi-klasik dekorasyonlarda mobilyaların ihtişamını perdelere taşıyor. Gerek fon perdelerde gerekse tül çeşitlerinde çok hoş seçenekler var. Avangart bir abiye elbise olabilecek kadar özellikli kumaşlar var koleksiyonlarında. 
Modern dekorasyonlar için ise daha sade ama farklı ürünleri mevcut. Dekorasyonda çok sade bir tarzım olmasına rağmen doku ve renklerle oynamayı seviyorum. (Salonumda toprak-kahve tonları ve teak masif mobilyalarla fıstık yeşili tonlarında tül ve kumaş perde kullanmıştım.)


Ben evimi döşerken niye haberim yoktu diye de hayıflandım açıkçası, artık evimi yenilersem kullanacağım.

Yeni evlenecekler ve evini yenileyecekler için farklı tasarımlar kullanmak istiyorlarsa Elvin Tekstil ürünlerine bakmalarını öneririm. 

www.elvin.com.tr adresindeki iletişim/satış noktaları bölümünden 
size en yakın satış yerini bulabilirsiniz. 

Maşukiye-Kartepe Gezisi

Bu haftasonu İstanbul' a en yakın kayak merkezine yani Kartepe' ye gittik. Baştan söyleyeyim bu sevgililer günü tatili falan değildi, iki ayrı gruptan iki arkadaşımızın doğumgününü kutlamak için oradaydık. Zaten doğumgünlerine ve yıldönümlerine daha çok önem veririm. 

Cumartesi öğleden sonra yola çıktık ve canım arkadaşımın ailesinin Maşukiye' deki evine yerleştik. Maşukiye oldukça şirin bir yer, üstelik Kartepe' ye sadece 18 km. uzaklıkta. Kaldığımız ev ise rahmetli olan anneanne ve dedenin anılarıyla dolu eski bir yer. Ben de bütün aile büyüklerimi kaybettiğim için biraz duygusallaştım diyebilirim. Evin eski aplik ve avizeleri, şöminenin üzerinde fotoğraflar, rafın ferforjesine geçirilmiş rahmetli dedenin bastonu, her şey çok nostaljikti. 


Akşam ilk önce evde bizim gruptaki arkadaşımızın doğumgününü kutladık, özel hazırlanmış Cupcake' lerle hem de. Genelde bu tarz cupcake' ler evde yapılmadığı sürece görüntüsü güzel olsa da lezzeti olmaz ama bunlar çok da lezzetliydi. Kavacık/Beykoz tarafında bir yere yaptırıldığını biliyorum ama adını hatırlayamadım, öğrenirsem paylaşırım.
Bu minik kutlamadan sonra da gece Kartepe' deki otele diğer arkadaşımızın doğumgününü kutlamaya çıktık. Orada da sucuk partisi vardı ama cupcakelerin üzerine pek de olmadı açıkçası :) Gece geç saatte de Maşukiye' ye döndük.
Pazar günü ise sabahtan Kartepe' ye çıktık yine. Maalesef bir önceki gün yağan yağmur sebebiyle kar hiç iyi değildi, bizim kayakçıların biraz moralleri bozuldu tabii. Ama yine de çıkıp kaydılar. Ben bu seferlik grubumuzdaki canım hamile arkadaşıma eşlik etmekle kaldım yani kaymadım. Zaten kayakla çok aram yok (hiçbir sporla olmadığı gibi :)), ayağımdan dolayı bir-iki saat ancak kayabiliyorum, kar da iyi olmayınca hiç riske atmadım. 


Kartepe pistleri hep öyle mi bilmiyorum ama mesire yeri gibiydi niyeyse. Boardcular kayakçılar vızır vızır geçerken insanlar pistlerde yürüyüş yapıyorlardı. Oradaki oturma yerlerine gelip insanları izlemek tabii ki keyifli ama piste inmek herkes için tehlike yaratıyor bence. Nitekim bizimkiler (ki aralarında senelerdir kayanlar da var) birkaç kişiye çarpmaktan zor kurtulmuşlar. 
Bu aralar hava da elverirse Kartalkaya programı olabilirmiş, o zaman kayarım herhalde diye düşünüyorum. 

Pembe Kazak Dönüşüm ve Tüylü Yaka

pembe_kazak_donusum1
Artık boğazlı kazak giyemediğimi farkedince dolaptakileri ayıklamaya başladım. Ayıkladıklarımdan biri de bu pastel pembe kazaktı. Yalnızca bir-iki kere giyebilmiştim ama dokusunu ve rengini çok beğendiğim için tekrar kullanıma açmaya karar verdim. 
pembe_kazak_donusum2
pembe_kazak_donusum3

Önce boğazlı yaka kısmını kesip çıkarttım. (Şansıma tam lastik örgü kısmıyla normal örgü kısmı arasında yaka bitişi gibi bir bölüm vardı. Sadece lastik örgü kısmını çıkarınca temiz bitmiş oldu.) Sonra da ön ortayı keserek hırkaya dönüştürdüm. İki yanın düzgün bitmesi için de benzer renkte aldığım hazır biyeyi ön yüze biyenin yüzü gelecek şekilde iğneleyip diktim. Uçlarda biyenin düzgün bitmesi  için dikerken içeri katladım. Son olarak da biyeyi arkaya çevirip iğneledim ve üstten makine dikişi geçtim. Böylece hırkaya dönüşüm kısmı tamamlanmış oldu. 
pembe_kazak_donusum4
Tüylü yaka için ise yaka şeklinde kestiğim keçeyi ve tüyleri kullandım. Yoğun bir tüy görüntüsü istediğim için önce  keçenin alt kısmına tüyleri dizip yapıştırdım, sonra da ikinci sıra halinde üst kısma aynı şekilde yapıştırdım. Üst bitiş için ise süet kurdeleyle kapattım. 
Yakayı fotoğraflamak için şimdilik hırkaya iğneledim, arkasına broş aparatı takıp kullacağım herhalde. 
Hırkanın kapanış mekanizması için ise düşünüyorum hala, belki benzer renk bulursam Japon tarzı kordon düğmeler kullanabilirim.

pembe_kazak_donusum5

Kırmızı mı Pembe mi

kirmizi_pembe
Bu aralar iki renk arasında gidip geliyorum, kırmızı ve pembe...
1. Markafoni' den aldığım ve ancak gelen Levi' s pembe saati ayarlamayı beceremedik :)) Bir saatçiye gitmem lazım.
2. 3. 4. Annemden aldığım kırmızı kepi çok kullandım bu ara. Bir de tabii Ykm' deki Pieces' tan bulduğum kırmızı nubuk obi kemeri.
5. Ama pembe botlarım da hep aklımda.
6. Biraz önce de Penti' den bir paket geldi, Siu' nun kalpli çoraplarından göndermişler sevgililer günü(!) hediyesi olarak.
Sanırım kırmızı galip çıkacak.

Yeni Kemerler : Bahar

yeni_kemerler
Bir süredir obi kemerlerden yapmıyordum-yapamıyordum. Hem derilerim bitmişti hem de aynı şeyden çok yapamıyorum, elim gitmiyor. (ilk dükkan sayfama koyalı neredeyse bir sene olmuş)
Yeni kemer modelleri düşünürken bu üç tanesi ortaya çıktı. Obi değiller, kuşakları öne dönmüyor çünkü süslüler.
Çiçekler, kelebekler, kısacası bahar...

Dükkan sayfama ekledim :

Osmanlı Yüzük ve Klavye (bu bir çelişki midir)

osmanli_yuzuk
Ocak sonunda Limango' dan aldığım oniks taşlı Osmanlı yüzüğü geçen hafta elime ulaştı. Sahara Line diye bir markanın ürünü bu. Büyük yüzüklere bu ara takılmış durumdayım ama her büyük yüzüğün de Behlül' ün nişan yüzüğü diye lanse edilmesinden hoşlanmıyorum. 
Bu yüzüğü Osmanlı detaylarını sevdiğim için erkek yüzüğü olmasına rağmen aldım, en küçük numarası 16' ydı. İşaret parmağıma oluyor. 
Klavye üzerinde fotoğraflayınca değişik bir görüntü ortaya çıktı, 
postmodern mi desem, kitsch mi desem, yoksa sadece çelişki deyip işin içinden çıksam mı :))

Forever21' dan Beğendiklerim

Forever21 uygun fiyatlı ve Türkiye' ye de gönderim yapan bir online alışveriş sitesi. Byheh' in bu yazısında 
100 $ üzeri siparişler için 35$ kargo ücreti alındığını okudum. 100 $ bir kişi için de doldurulabilecek bir rakam ama birkaç kişi birleşip de toplu sipariş verilebilir. 
Şimdilik sadece girip, sepete atıp sonra tekrar boşaltmakla yetiniyorum ama hazır indirimi de varken yararlanmak isteyenler olabilir diye örnek birkaç parça seçtim. Aşağıda da fiyatları yazıyor, bu kadar ürünle bile 100 $ 'ı dolduramamışım :)
forever21_kombin
1. Tshirt - 5.99 $
2. Etek - 8.99 $
3. Ayakkabı - 22.24 $
4. Gözlük - 5.80 $
5. Elbise - 19.84 $
6. Kolye - 6.80 $
7. Ayakkabı - 12.99 $

Sertaç Delibaş' ın Ayakkabıları

sertac_delibas_ayakkabi
Sertaç Delibaş, alaylı diye tabir edilebilecek ayakkabı atölyesinde yetişmiş bir tasarımcı. Marmara Üniversitesi Resim Bölümü mezunu ve tasarımlarını yaparken yıllarca edindiği teknik bilgileri çizim yeteneğiyle birleştiriyor. 
Mutlaka yüksek topuk diyor, hem de 15 pontun üstünde yüksek topuk...
Ham topuk onun imzası olmuş artık. 

Kalın ve yüksek topuk sevenlerden olarak Sertaç Delibaş' ın ayakkabıları tam benlik. İncelemek isterseniz internet sitesine bakabilir veya Teşvikiye' deki mağazasında canlı olarak görebilirsiniz. 

Radikal' de IFW notlarım

Iconjane' in tweetlemesiyle gördüğüm Radikal' deki "Usta işi Tasarımlar" isimli yazıda benim de aralarında bulunduğum dört blogger' ın yorumlarına yer verildi. Yazının sonunda Iconjane, Deniz Berdan, Nil ve benim defileler hakkında yazdıklarımız vardı.
Yazının tümünü buradan okuyabilirsiniz. 
radikal_yorum

Yeni Ürünler : Tüylü Aksesuarlar

tuylu_aksesuar
Yeni üç tane ürünü hem sanal dükkana hem de Pasaj sayfama ekledim. 
-Geçen gün kendime hazırlayıp taktığım tüylü saç aksesuarından bir tane daha yaptım.
-Malzemelerini hazırlayıp bir süredir yapılmayı bekleyen bileklikleri de bitirdim. Bunlar da hem tüylü hem de zımbalı, şimdilik bir bej bir de siyah yaptım. İstek olursa yenilerini yapabilirim.

Ürünleri incelemek ve satın almak için sanal dükkana buyrun. 

Pastel Bandaj Elbise ve Gri

Geçen haftaki düğün için diktiğim bandaj elbiseyi üzerimde fotoğraflayamamıştım. Ama cumartesi günü dışarı çıkarken ve akşam IFW' ya giderken farklı şekilde kullanarak giydim ve bu sefer hem evde hem de orada fotoğrafladım. 
Bu kıyafetimdeki pembe hırkanın grisini krem obi kemerle, altına da gri opak çorap ve krem kurdeleli oxfordlarla giydim. 
Bu elbiseyi ikinci kere kullandım ya, artık içim rahat :))

pastel_krem_elbise

Cumartesi günü öğlen arkadaşlarla buluşup biraz gezindik. Hayranı olduğum Cassette Butik' in (Tanya' nın yazısıyla öğrendiğim) muhteşem Cicci Cocco ayakkabılarına bakma fırsatı buldum. Avrupa yakasındakiler Lazy' de bulabilirler. Uzun uzun bakıp alacağım güne kadar kendilerine elveda dedim. 
Akşam da Santal İstanbul' a gittik. İnanılmaz kalabalıkta önce mordolap'ın şeker sahibesi Jülide ve moda sanattır ile karşılaştım. Twitter' dan kendisine sözüm vardı, dışarıda fotoğraf çektik. Karanlık ve kabalık olduğu için istediği havayı yakalayamadığını söylese de eminim herkesin çok güzel karelerini almıştır. 
Sonra fashionbysiu ve iconjane' e curcunada bir selam verip defileyi beklemeye koyuldum. Bundan sonrasını bir önceki yazımda anlatmıştım.
IFW benim için ufkumu açabilecek insanlar ve tasarımlarla doluydu. Kendi adıma oraya ayırdığım azıcık zamanı iyi kullandığımı ve gözlem yaptığımı söyleyebilirim. Katılabildiğim üç defileden Gamze Saraçoğlu benim için açık ara öndeydi, yeni koleksiyonlarını sabırsızlıkla bekliyorum. 

IFW Notları : Hakan Yıldırım for Koton Defilesi

Dün akşam IFW' nun kapanışı Hakan Yıldırım for Koton defilesi ile yapıldı. Defileden bir süre önce orada olmamıza rağmen kalabalık ve izdiham inanılmazdı. Zar zor girebildiğimiz defileyi ayakta izlemek durumunda kaldık. 
Defilede en çok saç ve makyajı sevdim, pin-up stili saçlar ve koyu renk rujlu makyajlar kıyafetlerle çok güzel duruyordu. Doğal renk armonisini (hardal, yeşil, tarçın, bej), gri pelerin tarzı belden kuşaklı mantoyla -fotoğrafını çekmeyi beceremediğim- saks mavisi elbiseyi çok beğendim.

ifw_koton

Pastel Pembe ve Fiyonklu Tafta Etek

Bugün dünküne nazaran daha kokoş giyinmek istedim. Bir süre önce aldığım fiyonklu tafta eteğimin üzerine açık pastel pembe tshirtümü ve aynı renk hırkamı giydim. Eteğin fiyonkunu gölgelememesi için de hırkayı bluz gibi kullandım. 
fiyonklu_etek1

fiyonklu_etek2
Bu yazımdaki tüylü vatkaları kullanamayınca saçıma takmak geldi aklıma, arkasına iki tane çıtçıtlı toka yerleştirdim, minik şapka görünümünde bir saç aksesuarı oldu.
IFW duvarının önündeki fotoğraf için dünkü şeker bayana teşekkür etmem lazım, bugün de karşılaştık :)) Bir de styleistico beni tanıyıp yanıma geldi, onunla da tanışma imkanı bulduk. Diğer katılan bloggerlarla twitter da konuşsak da bir türlü buluşamadık, onların saatlerine uyamadım. Yarın uyacağız gibi gözüküyor, bakalım.